20 Aralık 2016 Salı

KABALA'DA LİLİTH

Kabala’da Lilith
Lilith hakkında şimdiye dek çok da yaygın olarak bilinmeyen bilgileri inceledik. Bu bağlamda ise artık Lilith’in tanınmasına neden olan Yahudi bilgeliğinin kimi dokümanlarına göz atacağız. Tabii ki en başta da Kabala denen sistem ve onun baş yapıtı Zohar’a…
İbranice “tradisyon, gelenek” anlamındaki Kabala İS. 1. yüzyılda doğsa da, 12. yüzyılda yaygın olarak görülmeye başlamış. Musa peygamberin tanrıdan aldığı gizli bilgiler bulunduğunu; bunların Tevrat’ta kısmen yer aldığını ve bu bilgilere sahip olanların tanrıya çok daha çabuk yaklaşacağını iddia eden bir sistem. En önemli kitapları Zohar ise 13. yüzyılda Moses de Leon tarafından Arami dilinde yazılmış.
Kabala çok derin bir yöntem. Kısaca Yahudi mistisizmi deniyor ama aslında basit kelimeler ile tanımlanamayacak kadar kapsamlı. Günümüzde batıda çoğu okültist tarafından kullanılmakta. Dinsel bir öğreti olarak görünüyor ama aslında tam bir gizli ilim. Bu sistem ile maji yapılıyor, madde ötesi dünyanın varlıkları ile ilişki kuruluyor, meditasyon kılavuzu olarak kullanılıyor. İşte Lilith ile -hem de adıyla sanıyla- en çok bu Kabala uğraşmış.
Lilith’e ne denli korkunç özellikler yüklenmeye çalışılsa da; onun hakkında gerçek bilgileri veren dokümanlar ne ölçüde “hasır altı” edilse de; dikkatli bir göz bu kara -ya da karalanmış- tanrıçanın aslında kimi zaman hiç de kara olmadığını sezer. Ve önemlisi: Bu durumu da en fazla Kabala yardımıyla görür! Tabii seks kara bir kavram ise o başka… Ama eğer ki değilse; eğer ki cinsellik bu dar-ı dünyada insan oğlunun en kolay bulabileceği ve en sık yaşayabileceği mutluluk ve hazlardan ise; o zaman bu mutluluğu Lilith’in “şıpınişi veriverdiği” de bilinmelidir. Hem de en kısır koşullarda -hatta eşsiz kalındığında- bile... Lilith’in bu özelliği öyle ön plandadır ki, tertemiz ve aseksüel hahamlar dahi istemeye istemeye de olsa, ıkına sıkına, çamur ata ata bu niteliğini itiraf etmek zorunda kalmışlardır… çünkü çok kez başlarına gelmiştir adı geçen facia!
Bakalım Rabbiler birbirlerini seksten korkutmak için 13. yüzyılda yazılmış olan ve Kabala’nın baş yapıtı sayılan Zohar adlı kitap ve diğer Kabalistik dokümanlarda Lilith’in cinselliğini -bir yandan itiraf ederken- diğer yandan da nasıl karalamışlar:
Zohar Sitrei Torah 1:147b-148b
Yakubun Yolculuğu
“Kendini her çeşit mücevherle süsler,
tıpkı erkekleri aldatmak için köşe başında poz verip bekleyen fahişe gibi.
Ona yaklaşan aptalı yakalar ve öper,
şarabın tortularını, engereğin zehirlerini döker.
(Vampirler Dişidir Gerçekte adlı bölümde Lilith’in görünümlerinde Ekidna’nın engerek şeklinde betimlendiğini anlatmıştım).
Bunu içtiği anda, onun peşinden sürüklenir.
Gerçeğin yolundan dışarı sürüklenir.
Aptalın önünde şıkırdattığı süslerini çıkarır,
erkekleri aldatmak için takıp takıştırdıklarını:
bir gül kadar kırmızı ve süslenmiş saçlarından,
kulaklarından sarkan altı süsünden.”
(Bu nokta da sevimli(!) Hesiodos’un “felaket tellalı” eserlerinde, kadınlar için nasıl da benzer tanımlamalar kullandığını kitabın Önsözünde okumuştuk. Aradaki acayip benzerliği bir kez daha görmek için baş sayfalara bir göz atıverin)
Yatağı Mısır’dan gelmiş kumaşlarla kaplıdır,
boynunda doğunun mücevherleri vardır,
dudakları ayrılmış,
ne güzel bir tuzaktır!
Dili kılıç gibidir, kelimeleri yağ gibi kaygan,
güzel dudakları gül kırmızısı,
dünyanın en tatlı şeyleri kadar tatlı.
Öte yandan bu demones sadece cinselliğini dekor olarak sergileyen biri de değildir. O karşısına çıktığı erkekler için arzudan yerinde duramayan bir kadındır da:
Bacharach, ‘Emeq haMelekh, 84b, 84c, 84d
“Ve o erkekleri en beklemedikleri zamanlarda boşaltarak yaptığı zinalardan kızışır”.
Ne kötü bir kadınmış şu Lilith, nasıl da mutsuz etmiş erkekleri…
Eğer siz, okuyucum olan beyler, için için “Öff ne kadın… Ama ben nereden bulacağım bu Lilith’i?” diye düşünüp üzüldünüzse bilin ki o sizin yatağınızın yanı başındadır… hem de en çok eşsiz ve yalnız kaldığınız gecelerde!
Zohar I 19b
“Lilith geceleri etrafta dolaşır ve insan erkeklerini taciz ederek onların kendilerini kirletmelerine sebep olur. O ne zaman evde yalnız uyuyan birini görse, önce etrafında dolaşır, sonra yapışarak arzu uyandırır… ve bunların hepsi ayın küçülmesi yüzünden olur”.
Yani kısacası Lilith yalnız erkekler ile rüyalarında, en arzuladıkları şekilde ve en özledikleri kişi olarak sevişerek onların erotik rüyalar görmelerine neden bir güç. Boşalan meniler inanca göre Lilith’i döllüyor ve canavarların doğmasına neden oluyor. Bu nedenle çoğu din adamı geceleri cinsel organlarının üzerine haç koyarak uyurmuş zamanında! Aslında çağdaş insan kolayca anlar Lilith’in gerçekte erkekleri rahatlattığını ama cinselliği Şeytan icadı gören -İslam dışı- tek tanrılı dinlerin gözünde Lilith tabiidir ki canavar olmuş.
Lilith -yalnız (eşsiz) erkeklerle sevişme- işlevini ise ilk kez olarak Adem üzerinde gerçekleştirmiş:
Zohar 3:76b-77a
“130 yıl Adem karısı Havva ile sevişmedi. Kabil, Habil’i öldürdükten sonra karısı ile olmak istemedi. Haham Yose der ki: Ölüm onun ve dünya üzerine geldikten sonra, o -ben korku için mi çocuk yapacağım?- dedi. Ama iki dişi spirit onunla sevişip çocuk doğurdular.”
Zohar 1:54b-55a
“Kabil, Habil’i öldürdükten sonra Adem kendini karısından ayırdı ve iki dişi spirit onunla birleştiler ve demonlar doğurdular. 130 yıl sonra Adem yeniden Havva ile sevişti ve Şit doğdu”.
Bu iki spiritin Lilith ve Naamah olduğu öne sürülüyor, ama gece erkek ile sevişmekte başı çeken aslında Naamah.
Zohar 3:76b-77a
“Bir dişi çıktı ondan (Kabil’in ruhundan) ve yaratıklar onun ardınca sürüklendiler, adı Naamah idi. Ve o Naamah -ki bu gün bile vardır- ikamet ettiği yer Yüce deniz’dir (Esoterik bilgelikte Binah olarak geçen bu kavrama ilerdeki sayfalarda değineceğim). Ve oradan gelir, insanın oğullarıyla düşüp kalkar, onlarla rüyalarında kızışır, erkeğin arzusu neyse ona yapışır ve ona arzu duyar.”
Bu arada çok çok önemsiz -daha doğrusu hahamlarca olabildiğince önemsizleştirilen- bir bilgi de vereyim: Naamah adının anlamı “zevkli ve zarif olan”. Doğrusu korkunç bir ifrite hiç de yakışmayan bir isim. Bu arada yine kıyı bucak saklanmış bir bilgiden daha söz edeyim: Kabalada bu demonesin tanrılara çok hoş şarkılar söylediği de yazılı.
Lilith sadece erkeklere musallat değil; saf saf sevişen karı-kocaların da arasına girdiği için Yahudiler ciddi ciddi uyarılmış. Aman dikkatli olun, aklınızda bulunsun ki, sizi de yatağınızda bekleyen büyük bir tehlike var diye:
Bacharach, 'Emeq haMelekh, 19c
“Lilith sevişen her kadın ve erkeğin çarşaflarının arasındadır. Dökülecek her bir damlanın bile boşa gitmemesine çalışır. Çünkü o bunlarsız olamaz, bunlardan demonlar yaratır. Ve kutsal Zohar’da Lilith’i yataktan uzak tutmak ve aziz ruhları getirmek için gerekli bir tılsım da vardır.”
Bacharach, “ Emeq ha-Melekh, 84d
“Lilith’in -yüce Tanrı bizi korusun- bazı çocuklar üzerinde de hükmü vardır; kim ki karısı ile mum ışığında veya karısı çıplakken sevişsin”.
Şu seks sırasında çıkan enerjinin metafizik dünyadaki bazı varlıkların canını fena sıktığını görüyorsunuz sevgili okurlar. Öyle ki, varlıklarını sürdürebilmek için kendilerine ters olan bu enerjiyi doğan canavarlar olarak nitelemişler.
Lilith’den korunmak için -aslında gerçekte cinsellik sırasında boşalan enerjiyi minimize etmek, engellemek için- önerilenler bu kadar da değil:
Zohar 3:19a
“Lilith’e karşı çare şudur: Bir adam karısıyla beraber olacağı zaman aklını sadece efendi’nin kutsallığına vermeli ve şunu demelidir:
“Sen, kadifeye sarılı olan, sen göründün!
Bırak, bırak! Gelme de, gitme de! Ne sen, ne de seninkiler!
Git, git! Deniz köpürüyor, dalgalar seni çağırıyor.
Ben Tanrıya yapıştım, kendimi Kral’ın kutsallığına sardım”.
Bunları söyledikten sonra kendi ve eşinin başını bir saat örtüp beklemeli ve işleri bitince de yatağın çevresine temiz su serpmelidir.”
Kötülükten korunma yöntemi bu… Bence denemeyin bile!
Olayı okültizm açısından birazcık deşersek -yukarıda da söylediğim gibi- kimi negatif enerji yüklü metafizik varlıkların, saf pozitif enerji olan cinsellik enerjisinin yaygın olduğu diyarlarda var olamadığı gerçeğini buluruz. Tüm realiteleri bir çeşit enerjiler (klasik anlatımıyla tanrılar) savaşı olarak gören okültizm, Lilith gibi varlıkların, aslında cinsel enerjiyi açığa çıkarmaya -yani insan oğlunu uyarmaya- uğraşan, insan dostu güçler olduğuna inanır. “Peki, bu varlıklar cinselliği savundukları için neden insan dostu sayılmalıdır?” diye bir soru soranınız varsa benden öğüt ya eşini değiştirsin veya hemen terapi seansına başlasın!
Şaka bir yana, bilim adamları insan beyninin üç işlev sırasında -sadece mutluluk hormonlarını salgılamakla kalmayıp, bunun yanı sıra bir çeşit ışık da oluşturduğunu saptamışlar. Bu işlevler ne mi? Hemen yanıtlayayım: Yemek, müzik ve tahmin ettiğiniz gibi seks…
9. UZUN UZUN SAÇLAR
(Talmud’da Lilith)
Talmud bir diğer yahudi bilgeliği kitabı. Sözcük anlamı musevice “çalışma, ilim” anlamındaki Talmud, 3. yüzyıl başlarında son şeklini almış bir kitap. İçine sözlü olarak yayılan gelenek ve inançlar da katılmış. Çok saygı görmekte bazı dinsel-mistik çevrelerde. Alphabeth Ben Sira gibi az-biraz “cavaloz” değil.
Talmud Lilith’den de söz ediyor, Havva’dan da. Ama Lilith’in ilk Havva, yani ilk kadın olduğu bilgisi yok burada. Talmud’un Havva’sı, bizim bildiğimiz Havva ile aynı.
Lilith’in seksiliği Talmud’da da yer alıyor; ve de Havva yokken Adem ile yattığı…
b. Erubin 18 b
“Haham Yeremeye ben Eleazar dedi ki: - Cennetten atıldıktan sonraki yıllarda, Adem Havva’dan ayrı kaldığında birsürü cin ve demon’un babası oldu-. Haham Meir dedi ki: - Adem, dünyaya ölümü getirdiğini anlayınca çok dindar oldu ve 130 yıl karısından ayrı kalıp perhiz yaptı; incir yaprağı ile örtündü. Islak rüyalar görünce de kötü cinlerin babası oldu”.
b. Erubin 100b
“Lilith’in uzun saçları vardır”.
b. Nidda 24b
“Lilith insan görünümünde bir demoness’dir ama kanatları da vardır”
b. Shabbat 151b.
“Haham Hanina dedi ki: -Kimse evde yalnız uyumamaya çalışmalıdır, çünkü kim evde yalnız uyursa Lilith ona hakim olur”.
b. Bava Bathra 73a-b
“Haham bar bar Hana dedi ki: -Bir keresinde Lilith’in oğlu Hormin’i görmüştüm, Mahoza savaş alanında koşuyordu. Şeytanların meclis bunu duyunca, kendini gösterdiği için onu öldürdüler”.
Görüldüğü gibi Lilith Talmud’da uzun saçlı, kanatlı ve seksomanyak bir varlıktır. Çocuk katilliğinin ise adı bile yoktur ortada. Havva ise bildiğimiz gibi Ademin karısı olan ilk kadındır. Büyük Günah’dan sonra Adem’den ayrı düşmüştür
10. İLK KADIN KİMDİ?
(Midraşlarda Lilith)
Midraşları detaylı olarak tanımlamak istersek Tevrat’taki tutarsızlıkları gidermek amacıyla, 2. Yüzyılda doruğa ulaşan karmaşık bir yorum sistemi olduğunu söyleyebiliriz. Kelime anlamı “izah ve araştırma” olan midraş, araştırma anlamındaki “daraş” sözcüğünden türemiş. Kimi yerde kutsal kitabın klasik yorumuna ters düşmek pahasına da olsa, yazılanların görünür anlamından çok, içindeki “ruhu” araştırma gayretinde. Tevrat tutarsızlıklarını çözümleme ve böylece yeni anlamlar oluşturma metodu olarak kabul ediliyor. Talmud da midraş koleksiyonlarından ve yorum kanunlarından türemiş zaten.
Midraş’lar, Talmud’dan farklı olarak bir “ilk kadının” varlığından söz ediyorlar; ama bu kadının Lilith olduğu konusunda herhangi bir bilgi vermiyorlar. Tekvin Rabba midraşlarında Haham Hiya’ya göre tekrar “toz” olmuş (22:7). Hiya’nın oğlu Yahuda ise Adem’in ilk kadını kanlar içinde yaratılırken görüp iğrendiği için yeniden yok edildiğini ve Adem’e yeni bir Havva yapıldığını öne sürmekte (18:4) 37.

27 Kasım 2016 Pazar

29 KASIM YAY'DA YENİ AY

DİPTEN GELEN DALGA

Bu yazıma kolektif bir bilinci  çağrıştırması nedeni ile bir kitap ismi vererek başladım. Okuyanlar hemen anımsayacaktır, kitapta bir baş kahraman yoktur. Tersine onlarca 'sıradan' insanın farkındalığı, çabası, günahı, sevabı ile kurulan yeni bir dünya vardır. Kitabın bunca karakter öyküsünü nasıl başarı ile kurgulayıp son noktayı koyduğunu ve o hafızalardaki tadını anımsayanlar için belki de insanlığın çeşitli sınavlarını aşması adına karşılaştığımız zorlu ve gerilimli açıların, bizi götürmek istediği noktayı kavramak daha kolay olacaktır.

Akrep'teki Yeni Ay yazımda üzerinde durduğum derinlerdeki gerek kişisel gerek toplumsal psikolojimizi anlamamız ve yüzleşerek kabulümüzü genişlettiğimiz dönemlerden geçtik. Şimdi Yay enerjisi ile bakış açımızı genişletiyor evrenselliğe dikiyoruz gözümüzü. Gidilmeyen, bilinmeyen, anlaşılmayan  galiba en çok merak edilmeyen bir şey kalmasın diye çabamız. 

Dipten gelen dalga, haritaya uzun uzun baktığımda aklıma ilk gelen başlık olmuştu,  tesadüf diye bir şey yoktur sözünü doğrulatacak şekilde yeni ayın Sabian Sembolü ile örtüşmekte. ' Yeryüzünün derinliklerinde yeni oluşumlar şekilleniyor. ' 
                    
                                 


 Akrep'teki suya hasretimiz daha vedalaşırken başlıyor. Empatik, sezgisel, dönüştürücü suyu bu yeni ayda yanımıza almakta fayda var. Gözü yükseğe çevrilmiş Yay'ın ateşle ileri atılan enerjisinde denge unsuru olarak kullanabiliriz. 

Ay'ın  düğümlerle gergin bir konumu var. 2016 yılında aktif olan açılardan biri olan Uranüs ile Plüto karesi bu haritada tekrar aktif. Hayat Yay'ın muzip, esprili diline rağmen acıyı tattırmayı ihmal etmeyecek. Yeni ay'ın yönetici gezegeni Jüpiter Plüto ile kare açı yapıyor ve Jüpiter Uranüs ile restleşmeye doğru hızla ilerliyor. 2017'de tekrarlayacak zorlu ve gerilimli yerleşimler...

Hiç haritaya bakmadan ekonomideki daralmayı, kaynağının büyük kısmını bundan alan kitlesel tepkilerin olabileceğini gösteriyor. Bu durumun önümüzdeki yıl devam edeceğini, doğruluğun ipine sarılmadıkça hem bireylerin hem de onların oluşturduğu toplumların dönüşmek için daha çok sarsılacağını ( ve hala devam ederse daha da şiddetli ) hatırlatmakta fayda var. Terör haberlerini duymaya ne yazık ki devam edeceğiz, beyin, kalp rahatsızlıkları, kalça, diz, bacak yaralanmaları veya rahatsızlıkları ile birlikte intihar haberleri gündemi meşgul edebilir. 

Geçmişini bilmek geleceği şekillendirmek, hayalini kurduğumuz şey ile yüzleşmek (belkide 'bu muydu ?' demek) ve her zaman olduğu gibi evrensel yasaları içselleştirerek yaşamak gerekli çünkü İlya Ehrenburg'un dediği gibi ;

'' Eğer insanın uğrunda yaşamasına değer bir şey varsa, bu, doğruluktur! ''


Yeni ay, 29 Kasım 15.17'de gerçekleşiyor. Hepimize dipten gelen dalgayı sörf yaparak atlatacak cesaret, inanç  ve irade dolu bir yeni ay dilerim. 
Not: Fotoğraf internetten alınmıştır. 







20 Kasım 2016 Pazar

2017 - Türkiye Cumhuriyeti Güneş Dönüşü






Güneş Dönüşü ya da Solar Return haritaları, transit Güneş'in natal Güneşimiz ile kavuştuğu ana göre çıkarılan astrolojik haritalardır. Haritanın doğru yorumlanması için doğum saatinin net olarak bilinmesi önemlidir. 

Ülkemiz 29 Ekim 1923 günü 20.30'da Ankara'da kurulmuştur. Doğum haritasını bu bilgilere göre çıkarırız. Güneşimiz Akrep Burcu'nun 5 derece 18 dakikasındadır. 2016 yılında transit ve natal Güneş'in tam kavuşum yaptığı dakika Ankara için 10.27 olup, günü ise 28 Ekim'dir. Bu etki ( tam doğum günü olan 29 Ekim'den bir gün önce Güneş Dönüşü olması yani güneşin aynı dereceye gelmesi )  yörüngenin sapması ile ilgilidir. 

Güneş Dönüşü haritaları çok eski zamanlardan bu yana gelecek öngörümlerinde tek başına kullanılıyor. 

Haritanın açı ve yerleşimleri ile ilgili genel durum;

Yükselen 9 derece Yay Burcu ve yöneticisi 10. evde Ay ile kavuşumda olan Jüpiter.
Güneş 11. evde ve Merkür ile kavuşumda. 
Venüs ve Satürn 1. evde kavuşumda.
2. evde Oğlaktaki Mars ile 4. evde Koçta yer alan Uranüs'ün tam karesi mevcut. Mars aynı zamanda 4. evin yöneticisi. 
Jüpiter ile Venüs arasında 60 lık açı bulunmakta.

Yorum;

Ülke haritasında 1.ev ülkedeki halk, halkın genel olarak gösterdiği tutum ve davranışlar ile kendini ifade etmesidir. Buraya yerleşen Venüs ülkede yaşayan kadınların ön  plana çıkacağını göstermektedir. Ancak Satürn ile yaptığı kavuşum açısı bu çıkışın daha çok kısıtlanma, baskı vb. ile anılacağını göstermektedir. Halkın psikolojisinde korkuya yönelik bir eğilim olabilir. Ülkemizin yükseleni 9 derecede yer alan Antares sabit yıldızı ile kavuşuyor. Bu yıldız savaş yıldızı olarak bilinir. Bu durumda ülkede, askeri operasyonların devam edeceğini söyleyebiliriz. 

Ülkenin mali durumu ile ilgili 2.evde ise iki kötücül gezegenin(Mars ve Plüto) Oğlak Burcunda olmaları ne yazık ki yaşanacak finansal krizlere işaret etmekte. Bu evde yer alan büyük dönüştürücü Plüto ise 10.evdeki Ay ile geniş kare yapmakta bu ise halk(Ay) üzerindeki baskının devam edeceğini göstermektedir. 

Ulaşımın, iletişimin, yazılı basının vurgulandığı 3.evde Güney Ay Düğümü ile tam kavuşmuş Retro Neptün'ün iyi, şifacı yeteneklerinin törpülendiğini, söndüğünü söyleyebiliriz. Önümüzdeki dönemlerde, demir yolu kazaları olabilir. Basına yönelik sansürlerin devam edeceğini söyleyebiliriz. Sosyal medya üzerinde de intenet bağlantılarında yaşanabilecek kısıtlanmalar olabilir. Yakın komşularımızda sınır değişikliği olabilir. 

Muhalefet partileri ile ilgili 4. evde bulunan  Uranüs ani bir değişikliği işaret ediyor. Varolan partilerde bir değişiklik olabilir ya da yeni bir parti kurulabilir.  iklim koşullarında ani değişiklik, maden kazaları yaşanabilir. 

Halkın en çok konuşacağı konu adalet, hak ve hukuktur. Ülkenin rotası, üst düzey eğitim, din ve din adamları konusunda yeni düzenlemeler yoluna çevrilmeli dış alım ve satım konularında da dikkatli olunmalıdır. 













19 Kasım 2016 Cumartesi

Venüs Neptün Sextili


Harita, bu satırları yazdığım anın haritası. Neptün S pozisyonunda. Venüs ile 60lık yapıyor. Spiritüel Astrolojide, geri giden ya da durağan gezegenlerin özel bir anlamı olduğu için, burada yapılacak olan sevgi, ikili ilişkiler, finans konularında şifalanma açısından daha çok bu konularda bir odaklanma olarak değerlendirebiliriz diye düşünüyorum.

Bu açının kesinleştiği ve süregeldiği saatler içerisinde belki bu konuların odaklanması ve varolan durumun - ki bu durumda yani Dünya üzerinde yaşarken herkesin bir şekilde bir yerde eksik olduğunun farkındalığı ile yazarsam - sıkıntısının dibe vurarak ilerlemesi anlamında düşünebiliriz.

18 Kasım 2016 Cuma

18 Kasım Güney Ay Düğümü- Neptün Kavuşumu

Eşsiz bir metrik hesabın içinde, kendi yolumuzu simge ve sembollerle aydınlatmaya çalışıyoruz. Bu çalışmalar sırasında, her bir cümlemiz ışığı yaymak, alamayanlara uzatmak, almamakta direnenlere bile derin bir bilgelikle bakabilmek gibi erdemleri de taşımaya özen gösteriyoruz.
Astroloji, her şeyden önce bunu işaret ediyor. Bir doğum haritasına bakarken, katman katman anlamak farkındalığı yükseltirken iç görü ile birlikte ego ile baş etmede derine kazdırıyor. Bu da hem bizim hem de tüm insanlığın anlık durumundan uzun vadede geleceğine kadar geniş bir yelpazeyi anlamamıza yardımcı oluyor.
                       
                              


Gökyüzü, derine kazıp, yukarı dikerken gözümüzü bizlere 18 Kasım itibarı ile bir kavuşum vasıtası ile arınma şansı daha veriyor.

Neptün Güney Ay Düğümü ile Balık Burcu'nun 9. derecesinde kavuşum yapıyor. Bu derece Yay'da bulunan savaş yıldızı Antares'te kavuşum yapan Mars ve Satürn enerjilerine kare açı yapıyor.

Bir haritada, Güney Ay Düğümü kavuşumunu tercih etmeyiz. Çünkü, haritanın kaybettiren noktasıdır. Geçmişin ağır naftalin kokulu karmalarını sırtlamış, deneyimli, iyi bilinen ama gidilmek istenmeyen yolların kılavuzudur burası. Neptün ise haritanın tek şifacısıdır.

Kİşisel olarak haritamızda düştüğü ev ve aldığı açılara bir çok farklı noktaya dikkat çekerek, düzeltmemizi işaret eden bu kavuşum genel olarak 'neye ihtiyacım yok ?' diyerek fazlalıklarımızı atmamızı ve o sevgi dolu 'öz' ile bir olmamızı arzu ediyor. Bu seferde atmakta direnirsek daha da zorluları gelecek biliyoruz bu evrensel bir yasa.

Haritada görünenlerin bir başkasına aktarılarak onun yolunu da aydınlatması için katalizör olmak gözleyen kişinin birinci görevlerindendir.

Bir  kumandanı kurtaran at, bir atı kurtaran nal, bir nalı kurtaran çivi olmak için,  her an seçimlerimizle erdemin ipine sıkı sarılıp ülkeyi kurtaracak komutanın irade ve inancına sahip olmamız dileği ile..
Kaderin değişimi niyetin gücü ölçüsündedir.

Ay Düğümleri

Ay düğümleri batı astrolojisinden çok geleneksel astroloji tarafından irdelenmiştir.Ay düğümleri matematiksel olarak hesaplanır ve Ay'ın Dünya etrafındaki yörüngesinin kestiği noktalardır.Ay kendi ekseni etrafındaki hareketinde ekliptiği 2 kere keser.Kuzeye ve Güneye doğru tam bir karşıtlık açı 180 yapar.

Bu karşıtlık açı dualitenin yansımasıdır.Yani AYNI konunun 2 FARKLI yönü ve bu yönleri görmekte zorlanma ve karşı koyma durumu.Karşı koyma durumu kişiyi güvendiği aşina olduğu alan Güney ay düğümüne götürür ve bu geri gitmedir, yüzleşme durumunda ise yeni deneyim elde edebileceği ve kazançlı çıkacağı Kuzey ay düğümüne gidilir ve bu ruhun,algıların,durumların ileri hareketidir.
artı,eksi-ying,yang gibi enerjileri zıt algılasakda, özünde her ikiside aynı ve BİRDİR.Birleşimleri birlik oluşturur.Bu durumda KAD ve GAD açısını en iyi şekilde DENGELEYEREK kullanabiliriz. Tek tarafa değil her iki yönü deneyimlersek ileri gidiş başlamış olur.
Kuzey Ay düğümü haritamızda hangi evde ise o alan bizim en az deneyimimizin olduğu alan olur. O evin konuları bizi tedirgin eder.bilinmeyene korky büyüktür. Fakat ne zaman elimizi taşın altına koymaya karar veririz o zaman biz isteklerimizi elde edebilir keşfedebilir ve olması gereken değişimimizi gerçekleştirmiş oluruz.

Güney Ay düğümü doğuştan getirdiğimiz yeteneklerimizdir. Kimi sanatta çok kabiliyetli kimi insan ilişkilerinde bunlar aslında güney ay düğümü ile açıklanmaktadır. Ve biz o alanda rahatız fakat ilerlemiyoruzdur.içimizde var olan bilgiyi sürekli döndürdüğümüz bir alan.Güney ay düğümü açıklamasında karma vb... Ruhsal yasalara açıklıkda getirilmektedir.

13 Kasım 2016 Pazar

14 Kasım Boğa Dolunayı

YEL DEĞİRMENLERİNE KARŞI DON KİŞOT MUYUM?

14 Kasım günü saat 16.51 de 22 derece Boğa Burcu'nda bulunan Ay ve  yine aynı derecede, Akrep Burcu'nda bulunan Güneş'in restleştiği bir süper dolunay yaşayacağız. 1948'den beri görülmeyen ve bir daha 2034 yılında görülecek olan bu yakınlığın, aydınlığın durumu dolunayı özel yapıyor. İkinci özelliği ise 22 derecenin üst üste yaşayacağımız dolunaylar ile tetikleneceğidir. 



Dolunay haritasında Güneş ve Ay'ın yaralı şifacı Chiron ile olumlu açıları var. Gökyüzü, kendimizi şifalandırmamız, niyet ve farkındalık ile dönüşmemiz için eli sırtımızda 'yapabilirsin' diye fısıldayan sesi kulaklarımızda olduğu halde desteğini esirgemiyor. 

Haritada yükselen ve Ay'ın yönetici gezegeni Venüs'ün konumu gelecek ile ilgili yol haritamızı umut ile aydınlatmamıza destek oluyor. Venüs Güneş'in yönetici gezegeni Plüto ile beraber Oğlak Burcu'nda. Plüto MC ile kavuşurken, hırsı azime dönüştürmek sınavlarımızdan olabilir. Ciddi, disiplinli bir ruh halini lehimize çevirmek için  üst üste gelen 22lerin gizemini araştırmak ilk adımdır.  Hermetik  zıt kutupluluk evrensel yasasını  Birlik-Bütünlük yasası ile dengelerken haritanın yoğun toprak elementinden yardım alabiliriz. 

Boğa-Akrep hattının psikolojik astrolojide denk düştüğü tut ve bırak karşıtlıklarını bilinçaltımızı çöpe çeviren korkuları bırakarak, değişimin bilinmez rüzgarını arkamıza alıp özgücümüze tutunmak olarak değerlendirmeliyiz. İnsan ruhunda yaprağını dökmeyen Çınar'ın yüksek erdemli, topluma hizmet etme odağının ateşleneceği bir dönem. 

Ülke haritası ile birlikte incelediğimizde komşu ve müttefik ülkeler ile ilgili haberlerin gündemde olacağını söyleyebiliriz. Sağlık konularında da bazı olumsuz haberler duyabiliriz. Ancak, tedavi başlangıçları için olumlu bir dolunay olduğunu hatırlatmakta fayda var. 
Ticaret konusunda hem geçmiş hem de gelecek açısından tedbirli olmakta ve kişisel harcamalarımız için iki düşünüp bir karar vermekte fayda olan bir dönemdeyiz. 

Deprem, özellikle kara trafiği açısından sıkıntılı haberler duyabiliriz. 
Tansiyon, tiroit ve diş sağlığına önem verilmelidir. Boğaz enfeksiyonları ve ses kısıklığına karşı Adaçayı içilebilir, tütsüsü de ayrıca dolunay gerginliği için şifalıdır. 


Kaderin değişimi niyetin gücü ölçüsündedir.



4 Kasım 2016 Cuma

GÜNEŞ EVLERDE

Güneş Birinci Evde 


Güneş’in doğuşundan hemen önce gerçekleşen doğumla oluşan konumdur. Güneş ufukta yükselmeye doğru hareket ettiğinde, günü aydınlatır, yeni bir gün başlar, insanlar yataklarından kalkarlar. Güneş’i bu konumda doğan insan, sıcaklığı ve enerjisiyle çevresindekileri etkilemek, başkalarının dikkatini üzerlerine çekmek ister. Dışarıdan kolayca fark edilirler. Hayata şevkle ve enerjiyle sarılır, kendilerine meşgaleler yaratırlar. Aileden ya da atalarından kalan mirası sürdürmek yerine, kendisi farklı bir şeyler keşfetmek, yaratmak, kendi kimliğini bulmak ister. Kendi doğal otoritesini oluşturduğu bir pozisyonda olmak, tanınma arzusunu tatmin etmek ister. 

Eğer Güneş iyi açılar alıyorsa, hayatın ilk dönemlerinde kişinin bireyselliğinin gelişmesi için destekleyici faktörler kendiliğinden oluşur. Olumsuz konumda, kendine aşırı güvenli, fazla gururlu, ben merkezcil bir kişilik oluşabilir. Kendisini yeterince geliştirmediği takdirde sert bir tavırla otorite oluşturmaya çalışabilir. İnsanların sorgusuz sualsiz kendi isteklerini yerine getirmediğini görünce, önce insanların takdirini kazanması gerektiğini öğrenir. 


1 Kasım 2016 Salı

Chandra Dönemi

İnsanın 0-7 yaş aralığına denk düşen dönem. Sanskritçede Ay anlamına gelen Chandra ya da Selena dönemi olarak da isimlendirilir.

                                                                          चन्द्र (m
Çocuğun henüz karması oluşmamıştır. Anne karmasını yaşar. Geçmiş hayatından kimi izleri seçmek mümkündür. Bu dönemde yaşanan halisünasyon, gece kabusları, görünmeyen dostları, bir masal kahramanı yaratır gibi anlattıklarının izleri henüz tam olarak kapanmamış geçmiş dönem şuuru ile de ilişkilidir. Bir çocuğun bu dönemde yaşadıkları uzman bir astrolog tarafından titizlikle çalışılınca yaşadığı samsara döngüsü açığa çıkmaktadır.



30 Ekim 2016 Pazar

30 EKİM YENİ AYI


AKREBİN GÖZLERİ


Bugün akşam saatlerinde gökyüzünde ayda bir kez kavuşan Güneş ve Ay'ın birlikteliğini kutlayan mekanın ev sahibi akrep.

Akrep Burcu deyince akla gelen temaları anımsarsak; en derinlerdeki bilgelik, en derinlerdeki dönüşüm, Su grubunun sabiti Akrep Burcu, derinlerdeki o en derinlerdeki kör noktaları açığa çıkarmak için fırsat sunuyor. Tespit ilk adım ise ikinci adımın yolunu da Akrep aydınlatıyor. Okült konularda çalışan bir uzmandan yardım alarak kişisel haritanın yönlendirmesi ile kör noktaları yumuşatarak hayatın içine katmak yeni ayın kişisel olarak en çok desteklediği konu.

Gerek yükselen gerekse de ay ve güneşin kavuşum yaptığı sabit yıldızlar ise akciğerlere dikkat çekiyor. Terör saldırıları ve kadınlara yönelik şiddetin de gündemde kalacağını öngörmek mümkün. Yine içe dönme, ruhsallık konularında destekleyici etkiler Akrep temasında biraz daha konsantre hale geliyor.

Haritada kavuşum yapan Satürn ve Venüs sabit yıldız vaatlerinin altını çiziyor. Ayrıca harcamalara karşı da bütçe düzenlemenin önemini vurguluyor.

Su elementinin yüksek olması, hem fiziksel, hem ruhsal arınma için olgunlaşmış koşullardır. Hatta kişisel arınmanın yanısıra az ve doğal deterjanlarla çamaşırlar kısa sürede temizlenebilir. Bugün, bitkileri sulamak Akrep Burcu'nun yapraklarda tuttuğu şifayı arttırır. Toplamak gerekiyorsa kurutmak ya da hemen tüketmek şifasını güçlendirir.

Ülkemizin çocuk, hobi, borsa,  kültürel ve sanatsal faaliyetler, ünlüler evine denk gelecek olan yeni ay aynı zamanda bu konuları mercek altına alacak. Duyacağımız haberlerin fonunda yoğun  bir şekilde bu temalar yer alacak gibi görünmekte. Diplomatik girişimler ile birlikte ordunun bir süredir olduğu gibi gündemde olacağını haritaya bakmadan da söyleyebiliriz zaten.
https://www.youtube.com/watch?v=ZkIk8af-ukM

Kaderin değişimi niyetin gücü ölçüsündedir. 
Saygılarımla
Özlem MERTLER






16 Ekim 2016 Pazar

KARMA ASTROLOJİSİNDE GERİ GİDEN GEZEGENİN ANLAMI ÇOK ÖNEMLİDİR


Geri gitme hareketi insan psişesi içinde üç ayrı evre ile incelenir .

                        


1. Kişi gelecek zaman için de yaşayarak , sürekli gelecekte olabilecek hayallerden ve düşlerden bahseder . Kısacası gelecekte henüz gelmemiş bir zamanı , şimdi yaşamaya çalışır . Bu aslında gezegenin eskiden kalmış olayları ve karmik tortuları , kişiliğin sürekli karşısına çıkarması ve kişiliğin şu an da bu problemi çözmektense gelecekte tüm problemleri çözülmüş ideal yaşam arayışı ve özleminden başka bir şey değildir.

2. Şu an yaşadığı zaman da sanki daha önceden bulunduğu izleniminde ve önceden bu hayatı birebir yaşadığına karşın derin bir anlayış içindedir . Gelecekte olabilecekleri çok rahatlıkla tahmin eder, sık sık “Dejavu” ‘ lar yaşar. Çevresindeki pek çok insanla nasıl olduğunu anlamadığı tesadüfler yaşar. Hayatında eş zamanlıklar o kadar fazladır ki; bir gün içinde çok önemli birkaç senkronizasyon bile yaşayabilir. Zaman zaman kendisine benzer insanlarla karşılaşır, yaşamında uzun yıllarla belirlenmiş senkronizasyonlar vardır . Metonom döngülerin de ona sanki hayat eksik bir şeyleri tamamlaması için sürekli prim tanıyor hissine kapılır. Aslında kişi, bir başka zamanda yaşadığı bu deneyimleri yeniden deneyimlemektedir.

16 EKİM DOLUNAYI

Değişmeyen Tek Şey Değişimdir

16 Ekim Dolunayını bir kaç sat önce yaşadık, öncesi ve sonrası ile beraber ele aldığımızda, her birimizi eskiden sokak aralarında döve döve halı temizleyen teyze enerjisi ile silkeliyor.

Kişisel saygımızı tazelemek için nasıl yoğun çalıştığına hepimiz şahitlik ediyoruz. Şaka gibi olaylar zinciri halka halka boynumuza geçe dursun. Aynamıza baktığımızda göreceğimizin farkındalığını yaşama hedefindeyiz. 

                        
                          

Uranüs ile kolkola Eris'in yanında bir çay içme molasında iken Ay, Güneş tam karşılarına gelmiş Merkür 19 Ekim'de tam kavuşum yapacak Plüto ve Mars ile kare açıda, aynı şekilde ikisi bir arada demir leblebiye dönen bu iki sarsıcı ağır abi, Uranüs ile de kare açı yaparak bir gerilim filminin en can alıcı sahnesine fon oluşturuyor. 

Bir çok yorum yayınlandı büyük bir çoğunluğu bu konuda, arşivdeki tozlu dosyaları indirmeyi salık vermesine rağmen ben bu dosyaları tozuyla ateşe verme taraftarıyım. Geriye ' sıcak külleri kalsın', raflar boşalsın. Toz alacak vakit bırakmayan Uranüs ve Eris var burda. 

İlişkilerimiz konusunda hızlı, sıradışı ve denemediğimiz bir yola girmeye niyetli olabiliriz. Ne de olsa, devrim içimizde başlıyor. Ve her devrim ' vaktiyle bir ihtimaldi ve çok güzeldi'...Şimdi önce kendimizde yapalım diye devrimi gökyüzü çatladı çatlayacak. Çok güzel ihtimalin vakti ŞİMDİ...

14 Ekim 2016 Cuma

TEPE ÇAKRA

Spirituel benliğimize giden yoldur.
'' Ben berraklığın, bilgeliğin mükemmel enstrümanıyım ''

hERHANGİ BİR MANTRA KULLANILMAZ.

AJNA ÇAKRA



İçsel sesimizin kapısını aralayarak duymamızı sağlar.
' Görüyorum ''
Berraklığın ve bilgeliğin mükemmel enstrümanıyım...

'' AUM''

BOĞAZ ÇAKRASI





Elimiz göğsümüzün altında kavuşturulmuş olacaktır.
'' Ben mükemmel ifadeyim'' olumlamasıdır. 

Mantrası: HAM'dır. 
Not: Fotoğraf internetten alınmıştır. 

KALP ÇAKRASI








Kalp Çakrası yukardaki gibi, sol el sol diz üzerinde ve baş ile işaret parmağınız bitişik halde olmalı. Sağ elimiz ise, kalp çakrası üzerinde, yine aynı iki parmak birleşmiş haldedir.

Şimdi duygusal ve solar güç yaşam kuvveti merkezlerimi aktive ediyorum.
'' Ben evrensel sevgiyim '' iyileştirici olumlamasıdır. 


Mantrası: YAM 

Fotoğraflar internetten alınmıştır.

SOLAR PLEKSUS ÇAKRASI



3. Çakra üzerinde tutularak yapılır.
Fiziksel ve zihinsel benliğin evi olan 3. Çakra,
Öz saygı
bilgiyi bilgeliğe dönüştürme
arzuların üstadı olma
kendini kontrol etme evidir. 

'' Ben yaratma gücüyüm'' olumlaması
'' RAM '' ise mantrasıdır...

9 Ekim 2016 Pazar

SAKRAL ÇAKRA

İKİNCİ ÇAKRA MUDRASI 



Fiziksel duygusal benliğin merkezidir. Şüphe, bağımlılık, korkular, sınırlamalar bu çakralar ile ilgilidir. 
Mantrası: VAM 

'Yöneticim olarak ruh ve tutkunun gücüne erişiyorum.Bütünleştiriyorum. Arzum, keyfini çıkarmak ve başkalarıyla paylaşmak için sevinç, huzur ve refah yaratmaktır.

Bu çakranın Dünya'daki yaratmamızı istediği mesaj: HİSSEDİYORUM 'dur.

MUDRALAR ve ÇAKRA DENGELEME

Sanskritçede  Mudra (मुद्रा, mudrā) mühür, işaret anlamına gelir. Mudralar özel kutsal jestler, parmakların özel bir pozisyonu, beden ve ruhu etkileyebilecek özel bir enerji konfigürasyonudur. Mudralar vücudumuzda mucizevi  olumlu değişimlere yol açabilir. 

Stres ve ağrıyı gidermede yardımcı olur, gerginliği giderir, toksinlerden arınmaya yardımcı olur. Mudraların amacı bizim titreşimimizi yükseltmektir. 

Bizim ellerimizde yüksek derecede aktif enerjik noktalar var ve parmaklarımız belirli bir enerji kanallarıyla bağlantılıdır. Kukai ve Reiki gibi Ruhu Sağaltıcı çalışmalarda bu yüzden ellerimiz ile çalışıyoruz. 



                                                     CHİN MUDRA






Kök Çakrayı açmak için yapılır.  Konsantrasyonu arttırır. 'LAM'  kelimesini uzatarak söylemek aynı anda Chin Mudrayı yapmak iyi bir çakra açma egzersizidir. 
Kök çakramız, fiziksel bedenimizi bu dünyaya bağlar. Kırmızı renklidir. Dönme hızı frekansına uygun olmadığı zaman yaşam enerjimiz kaybolabilir, enerjimiz düşük, kendimize güvenimiz tam değildir. 
İstikrar, topraklanma, yaşam gücü için;

' Şimdi, birliğin, dünya ve bolluk ile bağlantımın gücüne erişiyorum. İlahi yaratıcı kaynak ile birim' olumlaması söz konusu çakra için uygundur. 



7 Ekim 2016 Cuma

Ay Oğlak'ta

8 Ekim günü 9 enerjisini içinde barındırması itibarı ile hayatımızda neyi sonlandıracağımıza dikkat çeken bir enerjidir. Aynı zamanda ayın Oğlak Burcu'nda olması sorumluluklarımıza odaklanmamıza neden olacaktır.

5 Ekim 2016 Çarşamba

Hubal


Hubal Gıldani ( Keldani) lerde Ay Tanrısı'dır. Eski Kureyşlilerde Ay Tanrısı olup, 3 gelini bulunmaktadır. Necm Suresi 19 ve 21. surelerde

Enad ( Kader, kısmet, bereket tanrıçası, Venüs'ün aslında savaşçı hali ve olgun dönemlerini temsil eder. Minerva Üçlüsü ile denktir. )

Uzza ( Bereket Tanrıçası -ceres gibi ) Uzza Kültü vardı Arabistan'da. Venüs ile de ilişkilidir. Ancak burda daha bereket veren, maddi güç veren etki. Venüs Boğa -Başak gibi.

Menad ( Malavat isminde Kader Tanrıçası ) Nemesis gibi. Fakat, tabii burda bunların içinde Şiva ile bağlantısı olduğunu görürürüz. Cezalandırır.

Bitkiler Ve Spiritualizm

Daha önceki yazımda bahsettiğim detayları sizlere anlatmak için şimdi fırsat buldum.

Nazım Tanrıkulu'nun derlemesine göz atacak  olursak;

KARDELEN (Galanthus sp.)


Odysseus ve mürettebatı Ithaka'ya sefere çıkar ve dönerken yorgun düşerler. Kirke'nin adasında, bir ormanlık alanda karaya vururlar. Burada cadı Kirke ile karşılaşır; mürettebatını Kirke’ye teslim eder. Kirke, askerlere oldukça güzel görünen, ama içine zehir kattığı bir menü hazırlar. Mürettebat, bu zehirli yemeği yedikten sonra yurda dönmek de dahil tüm bildiklerini unutur ve domuza dönüştüklerini düşünür.



Tanrıların mesajcısı ve rüyaların getiricisi Hermes (=Merkür), İthaka kralı Odysseus’a, büyücü Kirke tarafından, mürettebatının üzerine yapılan unutkanlık büyüsüne karşı moly (kardelen) bitkisi vermiştir ve büyü bozulmuştur.



İlyada da “moly” şöyle tasvir edilmektedir:

Argos'u öldüren [Hermes] böyle konuştu ve kopardı otu topraktan,
uzattı onu bana ve bir bir saydı özelliğini:
Çiçeği sütbeyazdı, kökü kapkara,
ona «moly» derlerdi tanrılar arasında,
koparamazdı onu hiç bir ölümlü insan,
ama yeterdi her şeye tanrıların gücü.


Bazı araştırmacılar burada tasvir edilen ve Kirke’nin büyüsünü iyileştirmede Ulysses’in kullanıdığı bitkinin Allium (soğan) türü olduğunu belirtse de birçok araştırmacı bu bitkinin Galanthus bitkisi olduğu üzerinde hemfikirdir. Kanaatimizce, çiçeklerinin beyaz oluşu ve soğan zarının siyah renkli olması ve soğanından elde edilen madde “galanthamin”in bilinci tekrar geri döndürebilmesi sebebiyle burada tasvir edilen “moly” kardelendir.



Kirkenin büyü amaçlı kullandığı bitki de Datura stramonium (tatula) bitkisidir. Datura kadim zamanlardan beri büyücülükte kullanılan bir bitkidir. En önemli özelliği de halüsinojenik olmasıdır. Büyüden sonra domuza dönüştüklerini düşünmelerinin sebebi budur.



2 Ekim 2016 Pazar

03 Ekim Jüpiter Tureis Kavuşumu

Sabah saat 08.50 de Jüpiter kendisi ile aynı doğada bulunan Tureis takım yıldızı ile tam kavuşum yapacak. 

Tureis, sabit yıldızı 2.2 kadir derecesine sahiptir. Seferde refah anlamına gelir. Yukarıdaki resim, pupa takım yıldızı içindeki Tureis'in yerini de işaret ediyor. 
Tureis, genel anlamda denizcilik ile ilgili olayları anlatır. Geminin omurga denilen tarafında yer alır. Olumsuz anlamda, boğulma tehlikesine dikkat eder. Hastalıklara karşı bağışıklık olarak Medikal Astroloji'de değerlendirilir.

29 Eylül 2016 Perşembe

1 Ekim Yeni Ayı



1 Ekim günü 03.12'de Terazi Burcu'nun 8 derecesinde Güneş ve Ay 15 günlük özlemlerini dindirmek için yeniden bir araya gelecekler. Bu iki ışığın aynı derecede kavuştuğu zaman dilimine 'Yeni Ay' diyoruz. 

Bu yeni ay haritanın 'finans, öz değer ve Allah Vergisi' de denilen 2. evinde gerçekleşiyor. 
Jüpiter ile kavuşumda, Satürn ile olumlu açısı var ancak Mars ve Plüto'dan gergin enerji veren kare açı alıyor. 

Yeni ay, başlangıçların, aydınlanmanın, geçmenin, hayatta kalma çabasının ön planda olduğu zamanlardır. Enerjisi, coşkulu, girişimcidir. Uzun soluklu plan yapmadan yola çıkmanın ve bazen hedefe ulaşmadan geri dönmenin adıdır. Hayatın tüm dinamiklerini ele aldığımızda içimizin en karanlık yanlarına ulaşmaya niyet etmek bu Ay Fazı'nın en hayırlı yanıdır. Tarımsal anlamda da bu dönemden hilal haline gelene kadar toprağa tohum atılmaz, koyun kırkılmaz, ağaç kesilmez. 'Ay'ın yenisinde olur börtü böcek, eskisinde olur börek çörek' sözü en özlü ifadesidir. 

Yeni Ay, Vindemiatrix ve Diadem  sabit yıldızı ile kavuşuyor. İlişkilerde yeni dönemlerin başlamasına işaret eden bu yıldızın Okült çalışmalar açısından da önemi bilinmektedir. Alacaklı olan yine aynı etki ile borçlunun yakasına yapışabilir. Kurban arketipi şaha kalkabilir. 

Terazi Burcu'nun Astrolojide temsil ettiği konularda, evlilik, nezaket, uyum, denge, ortaklık, adalet, estetik konularında Jüpiteryen bir etki ile tetiklenme olabilir. Yukarda bahsedilen sabit yıldızdan dolayı sosyal medyada pek çok kişinin hesaplarında ilişki durumu aktif hale gelecektir. İbre, ilişkisi var olarak değiştirilen ve birlikte gülen yüzlerle çekilen fotoğrafların iliştirildiği profillerle , varolan fotoğrafları hızla silinen, yalnız olduğu belirtilen ve bekarlık sultanlıkmış şeklinde göndermeler ile hedefi 12'den vurmaya niyetli, suskunluğu asaletinde gizli ruh hallerinde gidip gelecek olarak görünüyor. Jüpiter, burada ilahi adaleti gerçekleştirme konusunda kararlı bir konumda.

Ancak, aldığı sert açıları göz ardı etmeden, oldukça iyimser bir tablo çizilmemeli. Nasıl ki, tüm insanlık birbirine enerji bağları ile bağlı ise her insanın doğduğu ülke ile de bir kader bağı var. Bu zamanda ve burada olmanın nedeni ödenecek bedelidir aynı zamanda. Her birimiz, bu yeni ayda ülkemizin doğum haritasında aktifleşen Mars'ından nasiplenebiliriz. Çemberin daraldığı dönemlerde, kurtuluşumuzu Doğa'da aramamızı söyleyen Bill Mollison'ın yıldızlara gittiğini öğrendik. 'Öldüğümü duyan herkes bir ağaç diksin' sözünü duymayanlara bu satırlar aracılığı ile iletmekten dolayı hüzünlü ancak umutluyum. Bill Mollison bu Dünya üzerindeki konukluğunda hepimize örnek oldu. Tıpkı erdem ve astrolojinin ruhu dönüştürmesi gibi O da, onlarca farklı kültürü birarada tutacak olan ögenin Doga ile uyumlu bir dönüşüm olmasına adadı hayatını. 

Bu yeni ay, ruhlarımızın Doğa'da özgürleşmesine, bir olduğumuzu kavramamıza vesile olsun dilerim. 
Kaderin değişimi, niyetin gücü ölçüsündedir. 



24 Eylül 2016 Cumartesi

Homeopatik Bach Çiçekleri Kürleri

Kimi çiçeklerin insandaki kimi duygularla bağlantısını araştırarak tespitte bulunan biri Dr. Bach.
İnsandaki duygu durumlarının Gökyüzünden bağımsız olmayacağını astroloji severler olarak kabul ettiğimizi ( bu yazıyı okuyan herkesin de kabul ettiğini ) varsayıyorum.

Bach Çiçekleri,  homeopatik kürlerdir. Homeopati, benzer benzeri iyileştirir kavramından yola çıkarak bir acı ya da hastalığı ortalığa çıkaran nedenin aynı zamanda hastalığı da tedavi edeceği çözümünden yola çıkar. Astroloji tespiti yaparak durumla ilgili olasılıkları belirtir. Bu bir anlamda bir tıp insanının teşhisi gibidir. Nasıl doktor tespitin üzerine yazdığı bir reçete ile hastasını iyileştiriyorsa, bir astrologda aynı şekilde, olasılık tespitlerinden sonra ŞİFA reçetesini vermelidir. Bu yüzden astrolojinin bir çok ekolü arasından SPİRİTUEL ASTROLOJİ'yi tercih ettim.

İşte, burada devreye giren şifa metotlarından bir tanesi ile ilgili detayların hepsini buradan fırsat buldukça paylaşacağım.



Muzaffer Şerif Deneyleri -Otokintetik Etki Deneyi

Deney Columbia Üniversitesi Psikoloji laboratuvarında tamamen karanlık odalarda gerçekleştirilmiştir. Deneyin yürütüldüğü bina içindeki deney odasının koordinatını bilmeyen katılımcılar, ışık ve ses geçirmeyen deney odasında arkalıksız bir iskemleye oturtulmuştur. Odanın sonundaki Işık uyaranı kapıdan 85 cm uzağa ve katılımcının oturduğu iskemleden 5 metre uzaklığa yerleştirilmiştir. Deneğin çalışma başlamadan önce herhangi bir ipucu edinme olasılığı göz önünde bulundurulduğundan, oda karartıldığında kaldırılmak üzere, düzeneğin önüne 4 bölmeli taşınabilir bir ekran konulmuştur. Deneyde 7-5 cm x 25cm uzunluğundaki metal kutuda yer alan 1 mm boyutundaki delikten sızan ışık uyaran olarak kullanılmıştır. Oda karartılmadan önce deneklere “ Oda tamamen karanlık olunca size HAZIROL işareti vereceğim (Kalem vurma sesi) ve siz ışık noktasını göstereceksiniz. Kısa bir süre sonra ışık oynamaya başlayacak. Işığı görür görmez düğmeye basınız. Birkaç saniye sonra ışık kaybolacaktır. Işığın kat ettiği mesafeyi bana bildiriniz. Tahminlerinizi mümkün olduğu kadar doğru yapmaya çalışınız” yazılı bir not verilmiştir [4]. Deneklere hareket edeceği bildirilen ışık, tüm deney boyunca sabit tutulmuştur. Deneklerin hareket mesafesi için bildirdikleri inç türünden değerler araştırmacı tarafından not edilmiştir. Katılımcının 30 saniye içinde cevap vermediği durumlarda ışık kapatılmış ve mesafe sıfır olarak not edilmiştir. Aynı uyaran arka arkaya 100 kere sunulmuş ve katılımcılardan toplamda 100 adet mesafe yargısı alınmıştır.

Katılımcılar[değiştir | kaynağı değiştir]

19-30 arası erkek katılımcılar, Columbia ve New York üniversitesi ile Öğretmen Koleji (Teachers College) mezun ve öğrencilerinden oluşmuştur. Katılımcıların otokinetik etki hakkında bilgi sahibi olmadıklarından emin olunmuştur. Bireysel deneyler 19 kişi, grup deneyleri ise 40 kişi ile gerçekleştirilmiştir.
Deneyde iki koşul bulunmaktadır: Deneğin tek başına olduğu bireysel deney koşulu ve Deneğin grup içinde olduğu grup deneyi koşulu. Bu koşullar farklı iki şekilde değişimlenmiştir. Deneklerin bir kısmı önce tek başına daha sonra grup içerisinde test edilmiştir. Bu durum bireyin kendi normunu belirledikten sonra grubun bu norm üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla oluşturulmuştur. Diğer denekler ise önce tanımadıkları bir grup ile daha sonra bireysel olarak deneye alınmıştır. Bu durumun amacı ise, grupla oluşturulan normun kişi tek başına iken sürekliliğini incelemektir.

Bireysel Deneyler[değiştir | kaynağı değiştir]

Bireysel deney koşulunda kişiler odaya tek tek alınmıştır. Kişilerin, fiziksel referans noktalarının olmadığı durumlarda yineleyen uyaranın göreli durumlarını referans alarak bir ölçüt oluşturabildikleri görülmüştür. Bireysel deneylerin diğer günlerde yapılan 2. ve 3. denemelerde kişiler, ilk deneyde oluşturdukları dayanak noktasını korumuştur. Ayrıca deney sonunda deneklerden alınan öz bildirimler de deneklerin bir referans noktası yokluğunda ışığın mesafesini belirlemede oldukça zorlandıklarını ve deney içindeki diğer yargılarını da belirledikleri ilk ölçütlere göre oluşturduklarını ortaya koymuştur.

Grup deneyleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Grup deneylerinde her biri 2’şer ve 3’er kişiden oluşan 8 grup bulunmaktadır. Her iki grup kategorisinden de 4’er grup önce bireysel, daha sonra grup deneyine katılmıştır. Diğer 4 grup ise, önce grup deneyine daha sonra bireysel deney koşuluna katılmıştır. Deneyde katılımcılardan hareket mesafesi hakkındaki yargılarını sesli olarak söyledikten sonra deneycinin sesin kime ait olduğunu anlamasını sağlayacak şekilde önceden belirlenmiş renkteki tuşlara basması istenmiştir. Bireysel olarak varılan mesafe yargısı ile gruptaki bireylerin yargıları birbirine yaklaşmaya başlamıştır. Ancak önce bireysel deneye alınan katılımcılar, grup deneyinden önce kendi mesafe yargılarını oluşturmadıkları için grup normu ile çok fazla yakınlık göstermemiştir. Aynı zamanda önce grupla deneye alınan bireylerin, sonrasında katıldıkları bireysel deneydeki mesafe yargılarında grup normunu sürdürme eğiliminde olduğu görülmüştür.

Tartışma[değiştir | kaynağı değiştir]

Deneyin, sadece laboratuvar koşullarında norm oluşumunu gösterdiğini vurgulayan Şerif (1935), toplumsal olarak oluşturulmuş olan kalıp-yargı, gelenek, moda, değer ve ritüellerin o toplum içinde oluşturulduğu ve birey tarafından özümsenmesi ile de bireyin toplumsal olan veya olmayan çeşitli durumlarda tepkilerinin yönünü belirlemede önemli etkenler olabileceğini dile getirmiştir. Deneyin günlük hayatın açlık, cinsellik gibi durumlarını içermediğini, bahsedilen kalıp yargı gelenek gibi durumların da bir algı dayanağı özelliği taşıdıklarını vurgulayarak çalışma sonuçlarının bu gibi durumları içermemesine ve dayanak noktasına sahip olmamasına rağmen günlük yaşamdaki norm oluşumuna benzer özellikler ortaya koyduğunu belirtmiştir. Kişiler belirgin olmayan durumlarda kendi yargıları ile diğerlerinin yargılarını karşılaştırarak ortak bir yargıda buluşmaya çalışmaktadır. Burada grup tarafından kabul görme, sevilme gibi motivasyonlar dışında belirsiz bir olayı doğru tahmin etme güdüsü yatmaktadır. [5]

NOT: Muzaffer Şerif Kimdir?
Muzafer Sherif, asıl adı Muzaffer Şerif Başoğlu (29 Temmuz 1906, ÖdemişİzmirTürkiye-16 Ekim 1988, FairbanksAlaskaABD), Türk asıllı ABD'li psikologSosyal psikolojininkurucular kuşağı içinde yer almış, deneysel psikoloji yöntemlerini kullanmadaki başarısıyla bu bilim dalının en önde gelen adlarından biri olmuştur.

2017 Ağustos Ayı Enerjileri

Sevgili Astrolojiseverler, Bu yılın başından bu yana her birimiz sanki bir su kaydırağında hızlanrak suya doğru iniyor gibiyiz.  Ağustos...