Doğum tarihinizden itibaren geriye gittiğiniz zaman anne karnında iken en son Güneş Tutulmasının hangi burçta gerçekleştiğini bulabilirsiniz.
1950
* 18 MART - BALIK
* 12 EYLÜL - BAŞAK
* 7 MART 1951 - BALIK
* 1 EYLÜL 1951 - BAŞAK
* 25 ŞUBAT 1952 - BALIK
* 20 AĞUSTOS 1952 - ASLAN
* 14 ŞUBAT 1953 - KOVA
* 11 TEMMUZ 1953 - YENGEÇ
* 9 AĞUSTOS 1953 - ASLAN
* 5 OCAK 1954 - OĞLAK
* 30 HAZİRAN 1954 - YENGEÇ
* 25 ARALIK 1954 - OĞLAK
* 20 HAZİRAN 1955 - İKİZLER
* 14 ARALIK 1955 - YAY
* 8 HAZİRAN 1956 - İKİZLER
* 2 ARALIK 1956 - YAY
* 30 NİSAN 1957 - BOĞA
* 23 EKİM 1957 - TERAZİ
* 19 NİSAN 1958 - KOÇ
* 12 EKİM 1958 - TERAZİ
* 8 NİSAN 1959 - KOÇ
* 2 EKİM 1959 - TERAZİ
1960
* 27 MART 1960 - KOÇ
* 21 EYLÜL 1960 - BAŞAK
* 15 ŞUBAT 1961 - KOVA
* 11 AĞUSTOS 1961 - ASLAN
* 5 ŞUBAT 1962 - KOVA
* 31 TEMMUZ 1962 - ASLAN
* 25 OCAK 1963 - KOVA
* 20 TEMMUZ 1963 - YENGEÇ
* 14 OCAK 1964 - OĞLAK
* 10 HAZİRAN 1964 - İKİZLER
* 9 TEMMUZ 1964 - YENGEÇ
* 4 ARALIK 1964 - YAY
* 30 MAYIS 1965 - İKİZLER
* 23 KASIM 1965 - YAY
* 20 MAYIS 1966 - BOĞA
* 12 KASIM 1966 - AKREP
* 9 MAYIS 1967 - BOĞA
* 2 KASIM 1967 - AKREP
* 29 MART 1968 - KOÇ
* 22 EYLÜL 1968 - BAŞAK
* 18 MART 1969 - BALIK
* 11 EYLÜL 1969 - BAŞAK
1970
* 7 MART 1970 - BALIK
* 1 EYLÜL 1970 - BAŞAK
* 25 ŞUBAT 1971 - BALIK
* 22 TEMMUZ 1971 - YENGEÇ
* 21 AĞUSTOS 1971 - ASLAN
* 16 OCAK 1972 - OĞLAK
* 10 TEMMUZ 1972 - YENGEÇ
* 4 OCAK 1973 - OĞLAK
* 30 HAZİRAN 1973 - YENGEÇ
* 24 ARALIK 1973 - OĞLAK
* 20 HAZİRAN 1974 - İKİZLER
* 13 ARALIK 1974 - YAY
* 11 MAYIS 1975 - BOĞA
* 3 KASIM 1975 - AKREP
* 29 NİSAN 1976 - BOĞA
* 23 EKİM 1976 - TERAZİ
* 18 NİSAN 1977 - KOÇ
* 12 EKİM 1977 - TERAZİ
* 7 NİSAN 1978 - KOÇ
* 2 EKİM 1978 - TERAZİ
* 26 ŞUBAT 1979 - BALIK
* 22 AĞUSTOS 1979 - ASLAN
1980
* 16 ŞUBAT 1980 - KOVA
* 10 AĞUSTOS 1980 - ASLAN
* 5 ŞUBAT 1981 - KOVA
* 31 TEMMUZ 1981 - ASLAN
* 25 OCAK 1982 - KOVA
* 21 HAZİRAN 1982 - İKİZLER
* 20 TEMMUZ 1982 - YENGEÇ
* 15 ARALIK 1982 - YAY
* 11 HAZİRAN 1983 - İKİZLER
* 4 ARALIK 1983 - YAY
* 30 MAYIS 1984 - İKİZLER
* 23 KASIM 1984 - YAY
* 19 MAYIS 1985 - BOĞA
* 12 KASIM 1985 - AKREP
* 9 NİSAN 1986 - KOÇ
* 3 EKİM 1986 - TERAZİ
* 29 MART 1987 - KOÇ
* 23 EYLÜL 1987 - BAŞAK
* 18 MART 1988 - BALIK
* 11 EYLÜL 1988 - BAŞAK
* 7 MART 1989 - BALIK
* 31 AĞUSTOS 1989 - BAŞAK
1990
* 26 OCAK 1990 - KOVA
* 22 TEMMUZ 1990 - YENGEÇ
* 16 OCAK 1991 - OĞLAK
* 11 TEMMUZ 1991 - YENGEÇ
* 5 OCAK 1992 - OĞLAK
* 30 HAZİRAN 1992 - YENGEÇ
* 24 ARALIK 1992 - OĞLAK
* 21 MAYIS 1993 - İKİZLER
* 13 KASIM 1993 - AKREP
* 10 MAYIS 1994 - BOĞA
* 3 KASIM 1994 - AKREP
* 29 NİSAN 1995 - BOĞA
* 24 EKİM 1995 - AKREP
* 18 NİSAN 1996 - KOÇ
* 12 EKİM 1996 - TERAZİ
* 9 MART 1997 - BALIK
* 2 EYLÜL 1997 - BAŞAK
* 26 ŞUBAT 1998 - BALIK
* 22 AĞUSTOS - 1998 ASLAN
* 16 ŞUBAT 1999 - KOVA
* 11 AĞUSTOS 1999 - ASLAN
2000 - 2015 YILLARI ARASINDA Kİ GÜNEŞ TUTULMALARI
* 5 ŞUBAT 2000 - KOVA
* 1 TEMMUZ 2000 - YENGEÇ
* 31 TEMMUZ 2000 - ASLAN
* 25 ARALIK 2000 - OĞLAK
* 21 HAZİRAN 2001 - YENGEÇ
* 14 ARALIK 2001 - YAY
* 10 HAZİRAN 2002 - İKİZLER
* 4 ARALIK 2002 - YAY
* 31 MAYIS 2003 - İKİZLER
* 23 KASIM 2003 - YAY
* 19 NİSAN 2004 - KOÇ
* 14 EKİM 2004 - TERAZİ
* 8 NİSAN 2005 - KOÇ
* 3 EKİM 2005 - TERAZİ
* 29 MART 2006 - KOÇ
* 22 EYLÜL 2006 - BAŞAK
* 19 MART 2007 - BALIK
* 11 EYLÜL 2007 - BAŞAK
* 7 ŞUBAT 2008 - KOVA
* 1 AĞUSTOS 2008 - ASLAN
* 26 OCAK 2009 - KOVA
* 22 TEMMUZ 2009 - YENGEÇ
2010
* 15 OCAK 2010 - OĞLAK
* 11 TEMMUZ 2010 - YENGEÇ
* 4 OCAK 2011 - OĞLAK
* 1 HAZİRAN 2011 - İKİZLER
* 1 TEMMUZ 2011 - YENGEÇ
* 25 KASIM 2011 - YAY
* 20 MAYIS 2012 - İKİZLER
* 13 KASIM 2012 - AKREP
* 10 MAYIS 2013 - BOĞA
* 3 KASIM 2013 - AKREP
* 29 NİSAN 2014 - BOĞA
* 23 EKİM 2014 - AKREP
* 20 MART 2015 - BALIK
10 Aralık 2017 Pazar
TUTULMA BURCU YENGEÇLER İÇİN 2018 YORUMU
Sevgili
Yengeç Tutulma Burcu Olan Astroloji severler,
Öncelikle tutulma burcunu bilmeyen değerli takipçilerim için doğum yılınıza göre anne rahminde yaşadığınız son güneş tutulmasının burcunu baz almanız için bağlantı burada.
Öncelikle tutulma burcunu bilmeyen değerli takipçilerim için doğum yılınıza göre anne rahminde yaşadığınız son güneş tutulmasının burcunu baz almanız için bağlantı burada.
2018
yılında Dünya’da 2 Ay, 3 Güneş tutulması yaşanacak. Bu tutulmalar iki kez sizin
2 ve 8.evinizi aktif kılacak ve yılınızın nasıl geçeceğine dair sahne burada
olacak.
Sizin
için 2018’de en fazla gündemde olacak konular; para kazanma, öz değer duygusu,
kaynakların elde edilmesi olabilir.
Belki bir kredi yardımı ile yeni yatırım yapabilirsiniz.
Eğer
bütçe planlaması yapamıyorsanız ve dalgalanmalar bütçe planınıza hâkim oluyorsa
bu yıl bir düzen tutturmaya hazırlanabilirsiniz. Özellikle yılın ikinci
yarısına gelmeden yeni bir para kazanma yollarını deneme konusunda öz
güveninizin arttığını hissedebilirsiniz. Maddi endişeleriniz yerini zaman,
yetenek ve para kazanma / kazancı arttırma konusunda kendini yeterli hissetmeye
bırakacak.
20.12.2017
den 01.2018’e kadar Satürn ikili ilişkiler, ortaklıklar ve evlilik eviniz olan
7.evinizde ancak biliyorum ki sizler birer astroloji sever olarak Satürn’den ve
transitlerinden korkulacak bir şey gibi bahseden onlarca yorum okudunuz.
Dolayısı ile bu satırlar sizde ‘ eyvah evliliğime bir şeyler olacak!’ duygusunu
yaratmış olabilir. Oysa Satürn sizi tuğlaları sabırla örülmüş bir gerçekliğin
duvarı ile karşı karşıya bırakır. Bu gerçeklik duvarı sadece sihirli aynalar
tünelinde yolculuk etmekten hoşlananlar için nahoş olmalı. Oğlak Burcu’nda
yönetici olan Satürn, sorumluluk, ciddiyet, zoru aşma, organize olma ve
sorumluluk alma konularında sınavlar çıkarabilir. Erteleme, üşenme ve vazgeçme
gibi alışkanlıklarınız varsa bu yazının farkındalığınızı arttırmasını diliyorum
çünkü Evren sizden bu alışkanlıklarınızla başa çıkmanızı istiyor.
Jüpiter
5.evinizde yılın büyük bir bölümü kalacak. Satürn ile ciddiyet kazanan
yanlarınızı mutluluğunuzu ve heyecanınızı arttırarak dengeleyebilir. Şans
oyunları, tatil konularında size Evren tarafından verilen destek ile risk almaya
daha yatkın olabilirsiniz. Çünkü Mayıs ayında Boğa Burcu’na geçecek olan Uranüs
11.evinize yerleşecek ve uzun süre burada kalacak. Sosyal çevreniz,
arkadaşlıklarınız ve umutlarınız konusunda sadece 2018 değil takip eden 7 yıl
içinde etkili bir değişim, yenilenme, sıra dışılık olabilir.
16 Nisan
günü iş ve kariyer evinizde yaşayacağınız Koç Yeni Ayı size yeni başlangıçlar
için fırsat sunmakta. Tutulmalar ile destek alacağınız iş konularını Nisan ayı
ile birlikte gerçekleştirmeniz daha da desteklenecektir. Uranüs’ten büyük bir
destek alacağınız bu süreci iyi yönetmeniz gerekmektedir. Ancak Merkür’ün durağan
halde olacağını bu tutulmayı takip eden gün ileri harekete başlasa bile yavaş
olduğunu unutmamakta fayda var. Gökyüzünde Venüs ve Jüpiter’in karşıtlığı
eğlence ve sosyal çevrenizi etkileyecek. Yeni iş ya da işyerinde kariyer
atılımı için bunlarında farkında olmanız gerekmektedir.
Ay
Düğümlerinden aldığınız destek ile yılın yükselen yıldızı olan sevgili
Yengeçler, ruh halinizi dengede tuttuğunuz sürece sizler atılım ve yenilik
konuları ile rahatlıkla dönüşebilirsiniz.
Güzel ve
bereketli bir yıl dilerim.
6 Aralık 2017 Çarşamba
MERKÜR SATÜRN KAVUŞUMU
6 Aralık günü İstanbul saati ile 15.03'de geri harekette bulunan Merkür ve Satürn 28 derece Yay Burcu'nda kavuşum yaşadılar.
Astrolojide tarih kavramının en güzel özetlerinden biri şöyledir;
'' Tarih geriye doğru bakarak anlaşılır ve ileriye doğru hareket planı çizdirir.''
3 Eylül 2017'de yine geri harekette bulunan Merkür bu sefer Mars ile 28 derece Aslan Burcu'nda kavuşmuşlardır.
Ateş elementinin 28 derecelerinde olan bu iki kavuşumun birbirleri ile uyumlu açısı etkiyi birinden diğerine akıcı bir şekilde taşımaktadır.
3 Eylül'ün hemen ardından K.Kore liderinin hidrojen bombası deneyi ile 6.3 lük deprem yaratmasını konuşuyorduk.
Dünden bu yana Dünya ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak kabulü ilanının ardından yoğun bir gündem yaşıyor. Dün gece pek çok ülkenin ABD Büyükelçiği önünde protesto gösterileri yapıldı.
Vedik Astrolojisi'ne göre değerlendirdiğimizde;
Merkür geri harekette olduğundan iki kez, Güneş ve Venüs birer kez Satürn ile kavuşum yaşayacaklar. Kavuşumlar, GANDANTA Noktasında olacak. Suyun son ( Akrep), Ateşin ilk ( Yay) derecelerinde olan bu bölgeyi Yıkım Tanrıçası Nirrti yönetmektedir. Önümüzdeki günlerde bu noktaya uygun gelişmeleri deneyimleyeceğiz.
Astrolojide tarih kavramının en güzel özetlerinden biri şöyledir;
'' Tarih geriye doğru bakarak anlaşılır ve ileriye doğru hareket planı çizdirir.''
3 Eylül 2017'de yine geri harekette bulunan Merkür bu sefer Mars ile 28 derece Aslan Burcu'nda kavuşmuşlardır.
Ateş elementinin 28 derecelerinde olan bu iki kavuşumun birbirleri ile uyumlu açısı etkiyi birinden diğerine akıcı bir şekilde taşımaktadır.
3 Eylül'ün hemen ardından K.Kore liderinin hidrojen bombası deneyi ile 6.3 lük deprem yaratmasını konuşuyorduk.
Dünden bu yana Dünya ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak kabulü ilanının ardından yoğun bir gündem yaşıyor. Dün gece pek çok ülkenin ABD Büyükelçiği önünde protesto gösterileri yapıldı.
Vedik Astrolojisi'ne göre değerlendirdiğimizde;
Merkür geri harekette olduğundan iki kez, Güneş ve Venüs birer kez Satürn ile kavuşum yaşayacaklar. Kavuşumlar, GANDANTA Noktasında olacak. Suyun son ( Akrep), Ateşin ilk ( Yay) derecelerinde olan bu bölgeyi Yıkım Tanrıçası Nirrti yönetmektedir. Önümüzdeki günlerde bu noktaya uygun gelişmeleri deneyimleyeceğiz.
Post-Modern Astroloji’ye Doğru
Aşağıdaki makale, Robert Hand'in York, İngiltere'de, İngiliz Astroloji Birliği'nin 2005 Astroloji Konferansı'nda yaptığı bir konuşmanın (düzenlenmiş) transkriptidir.
Post-modern Nedir?
Her şeyden önce "post-modern" terimini tanımlamalıyım. Çoğunlukla kullanıldığı şekliyle, Post-Modernizm terimi, özellikle Jacques Derrida'nın eserlerindeki çağdaş Fransız felsefesinden, post-yapısalcılık çalışmalarından ve filozof ve tarihçi Michel Foucault'nun eserlerinden doğan bir dizi felsefi hareketleri ifade eder.
Her şeyden önce "post-modern" terimini tanımlamalıyım. Çoğunlukla kullanıldığı şekliyle, Post-Modernizm terimi, özellikle Jacques Derrida'nın eserlerindeki çağdaş Fransız felsefesinden, post-yapısalcılık çalışmalarından ve filozof ve tarihçi Michel Foucault'nun eserlerinden doğan bir dizi felsefi hareketleri ifade eder.
Astroloji dünyasında başka bir şeyler olduğundan, benim bahsettiğim post-modernizm bu değil. Astroloji, daha önce hiçbir zaman modern dünyanın bir parçası olmadı ve benzer şekilde bir post-modern döneme sahip olamaz. Aslında astrolojinin, Fransız felsefesi anlamında, hem modernizm öncesi (pre-modern), hem de post-modern dönemin her ikisine de ideal bir şekilde uyduğunu önereceğim.
Benim bunun yerine bahsettiğim şey, astrolojideki çok gerçek tarihsel bir fenomendir, o da şudur: 1700 yılına kadar tutarlı kalıpları, fikirleri ve ilkeleri olan ve öyle ya da böyle M.Ö. 5. yüzyıldan sonra (bu tarih son derece esnek) sürekli bir geleneğe sahip olan bir astrolojiye sahibiz. Sonra, 18. yüzyılda oldukça uzun bir ara verdik. Geleneksel tarihçiler buna “Aydınlanma” diyorlar. Astrolojide olanlardan yola çıkarak ben “Kararma” terimini tercih ediyorum. Çünkü astroloji neredeyse öldü. Ve sonra 19. yüzyılda bir canlanma başladı. 19. Yüzyılın çoğu, 1700’lerde neredeyse ölen bu geleneğin bir kısmının canlandırılmasıydı.
Fakat Alan Leo ve daha yakın zamanda Dane Rudhyar gibi insanlar ve bir başka düzeyde, Ebertin'in Kozmobiyolojisi ve Hamburg Okulunda, oldukça yeni bir astroloji türü ortaya çıkmaya başladı. Buna basitçe 20. yüz yıl astrolojisi demek uygun olur ama ben buna modern astroloji demek istiyorum. Buradan hareketle, esasen konuşacaklarım, “bundan sonra ne var?” sorusu hakkındadır.
Daha iyi bir terim olmamasından dolayı, “post-modern astroloji” diyeceğim şeyin başlangıcı aslında birkaç yıl önce oldu. Bu yeni başlangıçtan, büyük bir şekilde, iki kişi sorumludur: Amerika Birleşik Devletlerinde 1970'lerde orijinal Latince'de ortaçağ astrolojisini çalışmaya başlayan Robert Zoller, ve bu ülkede [İngiltere], öğrencilerine William Lilly'nin metinlerinden direkt olarak horary astroloji öğretmeye başlayan Olivia Barclay. Her ikisinde de öğretilen, yeniden doğan 1700’ler öncesi veya modern-öncesi astrolojiydi. Bu kişilerin muazzam bir etkisi oldu. Birleşik Devletler’de bu, benim de dâhil olduğum ama artık bu isimle ilişkilendirilmediğim, Robert Zoller ve Robert Schmidt’in kurucuları olduğu Hindsight Projesi hareketine öncülük etti. Bunu takiben Robert Zoller kendi yoluna, ben kendi yoluma gittim, ancak bu hareket devam ediyor. Tabii ayrıca, İspanya ve İtalya’da oldukça anlamlı tercüme hareketleri bulunuyor.
Bu nedenle 1700’ler öncesi, modern öncesi astroloji tipi oldukça hızlı bir şekilde geri geliyor. Bu hareketlerin yarattığı etki, aslında tam olarak bekleyebileceğiniz şekilde olmadı. Evet -sanırım bunu hakaret etmeden söyleyebilirm- Robert Zoller gibi gerçekten de, geleneksel astroloji olarak da bilinen, bozulmamış modern öncesi astrolojiyi tamamen canlandırmaya çalışan insanlar var. Ancak bazı insanlar Alan Leo'nun astrolojisini geleneksel astroloji olarak gördüklerinden, “modern öncesi astroloji” 1700’ler öncesi astroloji stilleri için daha açık bir terim olabilir. En sevdiğim Robert Zoller imgesi -ve inanın bana onu bu şekilde karakterize ettiğime itiraz edeceğini sanmıyorum- gülümseyerek, ellerini asilce ovuşturarak "Eski yollar iyi yollardır!" dediği haldir.
Yine de, olduğu görülen ve benim kendimi kesinlikle uyumlandırdığım şey, aslında geleneksel astrojinin canlandırılması değil, 18. yüzyılda verilen aranın iyileştirilmesidir. Biz astrolojiyi eskiden yapıldığı gibi yapmaya çalışmıyoruz, daha ziyade, eğer astrolojinin aktif bir gelenek olmasından asla vazgeçilmeseydi (durmasaydı) nasıl olacaksa, onu o şekilde yeniden yaratmaya çalışıyoruz. Bu noktanın anlaşılması çok önemli, çünkü çoğu zaman söylenen ve inanılan, neredeyse yok olduğu için, geleneksel astrolojinin o kadar da etkili olmadığıdır. Şüphesiz, geleneksel astrolojinin son derece eksik kaldığı ve bu sebeple modern astrolojinin bundan evrimsel bir gelişme gösterdiği bazıları tarafından söylenmektedir.
Durum bu değildir. Geleneksel astroloji bilimsel nedenlerden ziyade sosyo-politik olarak tanımlanabilecek sebeplerden ötürü yok olmuştur. Ne demek istediğime bir örnek isterseniz, Patrick Curry'nin mükemmel bir eseri olan ve astrolojinin İngiltere'de ölüme yaklaşma sürecinin anlatıldığı Prophecy and Power'e (Kehanet ve Güç) bakın. Ama size temin ederim ki, bu süreç İngiltere ile sınırlı değildi. Bu yüzden, biz geleneksel astroloji yapmıyoruz, biz 18. yüzyılda verilen arayı iyileştiriyoruz.
Geleneksel Astroloji
Öncelikle: Geleneksel astroloji nedir? Maalesef yapabileceğim tek genel niteleme, onu 1700 öncesi astroloji olarak tanımlamaktır. Bu bakımdan, Tarihin geri kalanının çoğunluğu gibidir. Sanırım hızlı bir hesaplama yaparsanız, tarihin çoğunun 1700'den önce olduğunu göreceksiniz - milyarlarca ve milyarlarca yıl aslında. Fakat bunun dışında nitelemek zordur. Ve biz "hangisi geleneksel astroloji?" diye sormalıyız, Helenistik / klasik? Jyotish? Jyotish, öncelikle vedik yerine tercih ettiğim bir terimdir; her şeyden önce bu gerçek Hint tabiridir ve ikincisi, (bundan sonra buna ilişkin bazı argümanlar alacağımı biliyorum) Vedalar'da o kadar da çok horoskopa dayalı astroloji yoktur. Arap astrolojisinden mi, yoksa aslında Arapça'dan daha çok Farsça olduğu için -onu söylemeyi tercih ettiğim gibi- Fars-Arap astrolojisinden mi bahsediyoruz? Temelde Fars-Arap astrolojisiyle aynı olan Latin dili ortaçağ astrolojisinden mi bahsediyoruz? Veya erken dönem modern astrolojisinden (Alan Leo’yu kastetmiyorum) mi? Erken modern astroloji, aslında hepsi geleneksel astrolojiye teslim aldıkları şekliyle bakan ve reformun gerekli olduğuna inanan Placidus, Morinus, Kepler gibi kişilerden oluşuyordu.
Öncelikle: Geleneksel astroloji nedir? Maalesef yapabileceğim tek genel niteleme, onu 1700 öncesi astroloji olarak tanımlamaktır. Bu bakımdan, Tarihin geri kalanının çoğunluğu gibidir. Sanırım hızlı bir hesaplama yaparsanız, tarihin çoğunun 1700'den önce olduğunu göreceksiniz - milyarlarca ve milyarlarca yıl aslında. Fakat bunun dışında nitelemek zordur. Ve biz "hangisi geleneksel astroloji?" diye sormalıyız, Helenistik / klasik? Jyotish? Jyotish, öncelikle vedik yerine tercih ettiğim bir terimdir; her şeyden önce bu gerçek Hint tabiridir ve ikincisi, (bundan sonra buna ilişkin bazı argümanlar alacağımı biliyorum) Vedalar'da o kadar da çok horoskopa dayalı astroloji yoktur. Arap astrolojisinden mi, yoksa aslında Arapça'dan daha çok Farsça olduğu için -onu söylemeyi tercih ettiğim gibi- Fars-Arap astrolojisinden mi bahsediyoruz? Temelde Fars-Arap astrolojisiyle aynı olan Latin dili ortaçağ astrolojisinden mi bahsediyoruz? Veya erken dönem modern astrolojisinden (Alan Leo’yu kastetmiyorum) mi? Erken modern astroloji, aslında hepsi geleneksel astrolojiye teslim aldıkları şekliyle bakan ve reformun gerekli olduğuna inanan Placidus, Morinus, Kepler gibi kişilerden oluşuyordu.
Yani, hangisi hakkında konuşuyoruz? Kötü bir haberim var: Hepsinden! Geleneksel astrolojileri - uygun terimi kullanmak için- tamamen sindirmiş değiliz. Tekniklerinde ustalaşmadık. Örneğin, Helenistik astrolojinin tahmin teknikleri ve hatta ortaçağ astrolojisinin öngörü tekniklerinden bazıları halen yaygın olarak kullanılmamaktadır ya da denenmemiştir. Bunların çok yararlı olmadıkları ortaya çıkabilir; ya da bunlar önemli bir atılım olarak da ortaya çıkabilir. Gerçekten bilmiyorum. Ama aslında biz onları sistematik olarak inceleyene kadar bilemeyiz.
20. Yüzyılda Astroloji
Fakat çeşitli geleneklerden çeşitli unsurların modern astrolojik geleneğe zerk edilmesi, modernden post-modern astrolojiye geçişin özünü temsil eder. Bazılarımız bu geleneksel astrolojiyi neo-geleneksel olarak adlandırıyor, ancak böylece vurgu yanlış yere konuyor. Bu, terimin günlük dildeki anlamıyla, post-modern bir astrolojidir.
Fakat çeşitli geleneklerden çeşitli unsurların modern astrolojik geleneğe zerk edilmesi, modernden post-modern astrolojiye geçişin özünü temsil eder. Bazılarımız bu geleneksel astrolojiyi neo-geleneksel olarak adlandırıyor, ancak böylece vurgu yanlış yere konuyor. Bu, terimin günlük dildeki anlamıyla, post-modern bir astrolojidir.
Tamam! 20. yüz yıl astrolojisi ile ne yapacağız? Burası, kesinlikle bir gelenekçi olmadığımı göstereceğim yerdir: "Onu muhafaza edeceğiz!" Onun en iyi özelliklerini koruyacağız. 20. yüzyıl astrolojisinde tek ve en önemli gelişme, astrolojinin gerçekten insan potansiyeli ve kendini gerçekleştirme için bir araç olarak kullanılabileceğinin tanınmasıydı. Jyotish'te bunun bir kısmı olabilir, ancak kesinlikle Helenistik, Arap veya Latin ortaçağda bulunmamaktadır. Bu geleneklerin üçü de tamamen gündelik, dünyasal durumlarla baş etmeye yönelmişti. Fakat Dane Rudhyar özellikle astrolojide radikal olarak yeni bir düşünce tarzı ortaya koydu. Bu da, onun astrolojisi ile yakından ilişkili olan psikolojik astroloji fikridir. Pek çok gelenekçinin psikolojik astroloji için düşündüğü aşağılamaya ortak değilim. Bence olağanüstü derecede önemlidir. Tek eleştirdiğim, az yetkinliği olan uygulayıcılarının elinde, danışanın ve astroloğun zihinsel ve duygusal çerçevesine bağlı olarak, herhangi bir şeyin herhangi bir şeyi ifade edebileceği şeklinde söylenen, son derece kesinlikten uzak bir astroloji türü olmasıdır. Bir dil olarak 20. yüzyıl astrolojisinin dili, net olmama, belirsiz, havada kalma ve kendini ifade edememe eğilimindedir. Fakat 20. yüzyıl astrolojisinin hedefleri kesinlikle övülebilirdir.
Neden geleneksel olanlar -en azından bahsettiğim dalları- kendini gerçekleştirme meselesiyle uğraşamadı? Eğer yapmaları için felsefi sebepleri olmuş olsaydı, gerekli araçlara sahiptiler. Sebep çok basit: Hem İslam dünyasında hem de Hıristiyan dünyasında bu süreci yöneten ve astrolojinin büyük ölçüde kopuk olduğu, din denilen, başka bir şey vardı. Hem Müslüman hem de Hıristiyan astrologlar, astrolojinin neden dine müdehale etmediğini, aynı meselelere karışmadığını ve dinle çelişmediğini sürekli açıklamak zorundaydılar; astroloji bu yüzden sakıncasızdı. Aslında Batı astrolojisinde, Hint astrolojisinde olduğu gibi, ‘uğursuzluğu azaltmanın’ bir yeraltı geleneği var, ancak bu her zaman bir yeraltı geleneği olmuştur. Buna büyü denir. Fakat biz astrologlar olarak, Hıristiyan veya Müslüman dünyada hayatta kalabilmek için, yakın tarihe kadar, bununla bağlantımız yokmuş gibi davranmak zorunda kaldık.
Yani, 20. yüzyıl astrolojisini modern insanlığın ihtiyaçlarına cevap verdiği ölçüde devam ettiriyoruz. Her astroloji, içinde yaşadığı kültür ile uğraşır ve eğer bunu yapmazsa alakasız kalır. Yirminci yüzyıl astrolojisi çalıştığı, bir anlam ifade ettiği ve çalışıp çalışmadığı anlaşılacak kadar yeterince açık olduğu sürece devam ettirilmelidir. Yeterince açık olmakla (veya daha doğrusu yeterince açık olmamakla) ne kastettiği göstermek için, probleme örnek olarak, şöyle bir öngörü stili (hiç kuşkusuz saçma, gülünç olan) var: "Gelecek sene olaylar olacak".
Şimdi gülebilirsiniz, ancak astrolojik tahminlerin hemen hemen bu "açıklıkta" olduğunu duyduğum oldu.
Şimdi gülebilirsiniz, ancak astrolojik tahminlerin hemen hemen bu "açıklıkta" olduğunu duyduğum oldu.
20. yüzyıl astrolojisinde, orta noktalar, 90-derece dial (kadran) gibi muhafaza edilmesi gereken diğer araçlar da olduğunu da düşünüyorum ve oldukça fazla değerli fikirlere katkıda bulunan bir takım okullar var. 20. Yüzyıl astrolojisi bir kenara atılmamalıdır, ancak onun şuna ihtiyacı vardır:
Her şeyden önce şu soru sık sık gündeme geliyor: “Geleneksel astroloji -herhangi bir biçimde- modern astrolojiden daha mı iyi?” Ve elbette gelenekçiler hemen şunu der: "Neden, tabiki de!" Onlar bu daha etkili diyorlar. Bu muhtemelen doğrudur, ancak düşündüğünüz sebeplerden dolayı değil. Hint astrolojisi, Arap astrolojisi ve Ortaçağ astrolojisi ve bunlardan dolayı Hellenistik astrolojinin hepsinde, 20. yüzyıl astrolojisinden daha özenli bir dil vardır. Basitçe söylemek gerekirse: bu diller, diller gibi daha açık konuşulur; bu erken dönem astrolojileri bir şeyleri açıkça söyleyebilir ve bunlar bir şeyleri bu açıklıkta söyleyebildiği ölçüde, siz de söylediklerinin doğru veya yanlış olduğunu söyleyebilirsiniz.
Ebertin Sistemi’nin Kozmobiyolojisine yaptığım, pek hoş karşılanmayan iltifatlarımdan biri, onu, astrolojinin ne zaman çalışmadığını söyleyebildiğim ender sistemlerden biri olduğu için sevdiğimdir. Bazılarının daha ziyade acımasız olduğunu düşüneceği, bu Konferans sırasında birkaç kere yaptığım öteki açıklamalarımla çelişen bir şey ifade edeceğim: Ben hiçbir zaman yanlış hesaplanmış olup da, doğru hesaplanmış olandan daha çok işe yarayan bir harita yorumlamadım. Böyle bir şey mümkün değil demiyorum, ama böyle bir şey benim başıma gelmedi. Bunun sebebi, astrolojik dilin telafuzuna her zaman çok fazla önem verdim, böylece yaptığım ifadenin doğru ya da yanlış olup olmadığını anlayabildim. Geoffrey Dean'in, çok kesin bir Mars-Neptün kavuşumu bulunan, Petula Clark'ın haritası olması gereken bir harita üzerine ders verdiğini hatırlıyorum. Geoffrey bu olayı hatırlamıyor, ama ben hatırlıyorum. Geoffrey bu kişinin bencil olmayan, fedakâr doğası hakkında modern astrolojik tumturaklı konuşmalar yaptı. Kendi kendime "Bu delilik, bu haritanın doğru olması mümkün değil" dedim. Ve o, tüm izleyenleri ikna ettikten sonra, bu haritanın Charles Manson'a ait olduğunu söyledi. Bir yan not olarak, Charles Manson'un astro kartografik haritasında Mars-Neptün kavuşumu Los Angeles'ın hemen doğusunda, çöllerin içinden geçen bir çizgiye sahipti. Sonunda bunun Charles Manson'un haritası olduğunu itiraf ettiğinde, kendi kendime "Bunun Petula Clark olamayacağını biliyordum" dedim. Aynı tarihte bir yıl arayla doğmuşlardı. Bu yüzden herkesi içine çekebilmişti. Fakat sorun, modern 20. yüzyılın astrolojik dilinin belirsiz doğasından faydalanıyor olduğuydu. Bu değişmeli!! Astroloji kanalıyla kendini gerçekleştirmek, psikolojik keşiflerde bulunma ve hatta aydınlanma hedefi, oldukça asil bir amaç, asil bir görevdir. Fakat bu, açık bir dille yapılmalıdır. Yoksa bu, eğlence dışında (sanırım bazıları bunun gayet iyi bir şey olduğuna inanacak) hiç bir işe yaramaz.
Modern astrolojinin, bu belirsiz diline ek olarak gerçekten trajik bir kusuru daha var: Bu da, Jyotish haricinde, dünyanın tutarlı felsefi veya spiritüel geleneklerine dayanan köklü bir felsefi temelden yoksun olmasıdır. Jyotish'in, Hindistan'ın dinlerinden türetilen tutarlı bir felsefi ve spiritüel kökeni vardır. Farkında olmayanlarınız için, Batı Astrolojisi’nin de (bununla aslında Orta Doğu Astrolojisini kastediyorum, biz sadece Batı kolunu uyguluyoruz) Platon, Pisagor, Aristoteles, Plotinus gibi isimlere sahip insanlardan türeyen felsefelerde sağlam bir temeli ve Hermes felsefesi gibi, herhangi bir gerçek kişiye atfedemeyeceğimiz diğer felsefelerde de kökleri bulunmaktadır. Bu felsefelere geri dönmemiz lazım, çünkü bütün modern Batı felsefesi –belki fenomenoloji istisna olmak üzere- Batı’nın astrolojiyi doğal olarak imkânsız hale getiren bir felsefe yolunu çatallandırmasından (kollara ayırmasından) sonra oluşan düşünce sisteminden doğmuştur. Dolayısıyla, bizim, astrolojinin doğal olarak imkansız olmadığı felsefelere geri gidip, köklerini yeniden oluşturmamız, bu felsefeleri anlayışımızı modernize etmemiz ve bu felsefeleri 20. veya 21. yüzyıla getirmemiz gerekmektedir. Bunun çok parlak bir örneği, astrolojisi Neoplatonism'e sıkı sıkıya kök salmış olan, ancak radikal yeni bir tür astrolojinin de mümkün olabileceğine işaret eden John Addey'nin geç dönem çalışmalarında bulunur. Fakat Madam Blavatsky, Alice Bailey felsefeleri vb. 19. Yüzyıl mistik "felsefelerini" kullanmak istemiyoruz, çünkü bunlar aslında temel felsefeler değildirler. Bu kişilerin öğrettikleri şey, Neoplatonizmin modern ve belirsiz bir şekli idi. Eserlerinin hiçbir değeri olmadığını söylemiyorum, ancak felsefe için asıl konuya geri dönelim. Alfred North Whitehead de, bize söyleyecek bir şeyleri olan bir filozof olabilir, ancak ben ona bana benim gerçekten anlayabileceğim bir şeyler söylettirebilene kadar -Whitehead'i okumaya çalışanlar ne demek istediğimi anlayacaktır – bize neler sunabileceğini söyleyemem.
Astroloji teorik bir temelden yoksundur
Neden uygun felsefi temellere sahip olmamız gerektiğinin nedeni, bunun bilim adamlarının bize astrolojinin yoksun olduğunu söyleyip durdukları şeydir: bu da teorik bir temeldir. Şimdi, teorik bir temelin başlangıçta mutlaka doğru olması gerekmediğini anlamalısınız. Düzeltilebilir olması gerekir. Astrolojik teori antik felsefeyle yeniden bağlantı kurmaya dayalı olsa bile, bilimin teori olarak tanıyacağı şekilde bir teori olmayacak, ama aslında bilimsel bir teori gibi işlev görecektir. Sadece, bilimsel paradigmaya göre işlev görmeyecektir - herhangi bir bilimsel paradigmaya, en azından modern bilimin daha büyük bir meta-paradigmasına göre oluşturulan herhangi bir paradigmaya göre.
Neden uygun felsefi temellere sahip olmamız gerektiğinin nedeni, bunun bilim adamlarının bize astrolojinin yoksun olduğunu söyleyip durdukları şeydir: bu da teorik bir temeldir. Şimdi, teorik bir temelin başlangıçta mutlaka doğru olması gerekmediğini anlamalısınız. Düzeltilebilir olması gerekir. Astrolojik teori antik felsefeyle yeniden bağlantı kurmaya dayalı olsa bile, bilimin teori olarak tanıyacağı şekilde bir teori olmayacak, ama aslında bilimsel bir teori gibi işlev görecektir. Sadece, bilimsel paradigmaya göre işlev görmeyecektir - herhangi bir bilimsel paradigmaya, en azından modern bilimin daha büyük bir meta-paradigmasına göre oluşturulan herhangi bir paradigmaya göre.
Ve izin verin nedenini açıklayayım: Quantum fiziğinin bazı belli allanları dışında, modern bilimsel paradigma, bilincin evrendeki rolünü büyük ölçüde görmezden gelir. En cürretkar haliye ifade etmek gerekirse: Modern bilimsel paradigmanın yaygın biçimine göre, yaşam ve bilinç, ruhsuz doğa yasalarının epifenomenalarıdır. Bir epifenomen, yüzeysel, ikinci düzey bir olaydır, tüm sistemin merkezi değildir. Bir başka deyişle, biz küçük ve önemsiziz, dünya özünde anlamsızdır ve sadece boş, aptalca, ve anlamsız bir sona doğru gitmektedir.
Kuşkusuz, şu soruyu sormalısınız: "Anlamsız mı?" "Kime göre?" Bir şeyin anlamsız geldiği biri olana kadar, anlamsızlık yoktur. Maalesef 19. yüzyıl Tanrı'yı bilimden dışarı attığında, bütün anlamlı/ anlamsız meselesini tanımlanamaz, alakasız ve akademik yaptılar. Modern bir bilim yazarına göre biz hapşırıklarda bir toz partilülünde yaşayan bakteriler gibiyiz. Bu, birinin "Big Bang" içindeki hayatı tanımlayış biçimiydi. Sonsuz büyüklükteki bir Evrende, küçük bir galakside, küçük bir yıldızı dolaşan bir gezegende yaşadığımız söyleniyor. Kime göre küçüğüz? Eğer evrende yaşam yoksa, kime göre önemsiziz ve ne zamandan beri büyüklük mükemmellik kriteri oldu? Carl Sagan’ın ifadesiyle, milyarlarca ve milyarlarca yıldız. Sanki birden sonra sıfırlar koymak herşeyi çok daha önemli ve anlamlı yapıyor. Mütevazı görüşüme göre (bundan sonra ukalaca bir ifade gelecek demek) astroloji, biz hayat, zihin ve bilincin Evrenin işleyişinde merkezi olduğunu ve anlamlı bir şekilde madde ve enerjiden önce geldiğini veya en azından bunlarla yaşıt olduğunu, yani bunlarla birlikte ebedi olduğunu kabul etmedikçe, hiçbir şey ifade etmez. Bir şeyler bizimle konuşuyor ve konuşan şeyler canlı ve bilinçli olmalılar. Hayat ve bilincin epifenomenal olduğu fikri astrolojik dünya görüşünün tam tersidir. Bu yüzden biz sapkınız. Ve her anlamda, bırakın da öyle kalalım!
Ancak sanırım birçok astrolog, yaptıklarının mantıksal çıkarımlarını ortaya koymaz. Onlar danışmanlık odasındayken astrologdurlar ve diğer başka herhangi bir şey yaparken 21. yüzyıl-sıradan-günlük-mekanik-materyalisttirler. En sevindirici olan da, zaman geçtikçe bunun daha az doğru olduğunu görüyorum. Ancak, evet kesinlikle, astrolojinin ve (bilimsellik olarak da bilinen) bilimin metafiziğinin birbiriyle gerçekten de uyumsuz olduğunu kabul etmek zorundayız. Tanrıya şükür!
Şimdi yeni çeşit astrolojinin bir başka boyutu: Ben tamamen, kesinlikle ve ezici bir şekilde astro-köktenciliğin her türlüsünü reddediyorum. Bunu Musevilik, Müslümanlık ve Hristiyanlığın bazı gruplarındaki deli fanatiklere bırakıyorum. Tamamen kurtarılması gereken bir antik astroloji yoktur. Çünkü astroloji, tek başına, tüm zamanlar için tamamen, kesinlikle ve pozitif olarak doğrudur. Ondan öğrenebilmek için, elimizden geldiğince onu kurtarmaya çalışırız ama bunlar mutlaka bizim yaptıklarımızdan "daha doğru" değildirler. Atalarımız da bizim gibi insandırlar. Astrolojinin İncil'de olduğu gibi ilahi bir vahiy sonucu geldiğini mi düşünüyorum? Belki başka açılardan ama bu şekilde dar İncil açısından değil. Bu, bütün olarak, tümüyle, mükemmel ve herhangi bir zamanda, herkese açıklanmamıştı. Eninde sonunda tam ve mükemmel hale gelebilir, ancak bu yalnızca vahiyin ortaya çıkarılması için gerekli çalışmaları yaptığımız içindir. Fakat muhtemelen bu hiçbir zaman tam bu şekilde olmayacaktır. Ben sadece bu ihtimali dışlamak istemiyorum.
Modern ve Geleneksel Yaklaşımları Dengelemek
Modernlerin ve gelenekselcilerin yaklaşımını dengelemeye ihtiyacımız var. Bu arada, sadece bir şeye açıklık getirmek istiyorum: Jyotish/Vedic topluluğunun bazı üyelerini astrolojik köktencilik hakkında konuşurken ağır bir şekilde eleştiriyor görünürsem, inanın bana, öyle değil. Lilly köktencilileri, Helenistik köktenciler, Arap köktenciler de var … Modern olmayan herhangi bir sistemi alın, buna yobazca inanan birisini bulursunuz. Veya -dini çevrelerde daha moda bir terim kullanmak için- bir literalist, kitapların kelimenin tam anlamıyla ve tamamen doğru olduğuna inanan birisini...
Modernlerin ve gelenekselcilerin yaklaşımını dengelemeye ihtiyacımız var. Bu arada, sadece bir şeye açıklık getirmek istiyorum: Jyotish/Vedic topluluğunun bazı üyelerini astrolojik köktencilik hakkında konuşurken ağır bir şekilde eleştiriyor görünürsem, inanın bana, öyle değil. Lilly köktencilileri, Helenistik köktenciler, Arap köktenciler de var … Modern olmayan herhangi bir sistemi alın, buna yobazca inanan birisini bulursunuz. Veya -dini çevrelerde daha moda bir terim kullanmak için- bir literalist, kitapların kelimenin tam anlamıyla ve tamamen doğru olduğuna inanan birisini...
Modern tutum sadece en güncel eserin iyi olduğuna inanmaktadır, gelenekçi tutum modern şeylerin umutsuzca kusurlu ve bozuk olduğunu düşünmektedir. Nitelendirilmeden, bu bakış açılarının her ikisi de yanlıştır. Ve benimle aynı fikirde değilsen, olur. Ama bu benim bakış açım, al ya da bırak! (Ayım Akrep’te)
Post-modern astroloji, astrolojinin öğrenilmiş bir sanat olduğunu kabul etmelidir. Bir hece ile öğrenilen bir sanat değil, iki hecede öğrenilen, 'öğrenilen' bir sanattır. Ve meraklıları ve amatörleri katılmaya davet ederken, amatör astroloğun, geçersiz değil, ama sınırlı bir şekilde çalışan, amatör bilim insanlarına benzer bir role sahip olacağının farkına varmak zorundayız. Astroloji psikolojiden daha fazla bir eğlence değildir. Bu da her ikisinin de eğlenceli oyalayıcı şeyler yaratabileceğini söyler, ancak bu onların ne amaçları ne de değeri değildir.
Bu amaca ulaşmak için, bir çoklarının haberi olduğuna eminim, astrolojide akademik kurumların oluşturulmasına yönelik bir hareket başladı. Bunlardan biri Kepler Koleji'dir. Burası, "astrolojinin merceğinden" süzülen (okulun gayri resmi sloganı olan) gerçek bir liberal sanat programı içerisinde öğretir, ancak yine de bu “liberal bir sanat programı”dır. Orada ne öğretiyorum? Eski tarih, ortaçağ tarihi ve Latince'yi öğretiyorum. Fakat tabii ki Latince tüm Cicero değildir. Derste Seville’li John'u okudum ve insanlar onu sevdi. (Manilius'u okumuyoruz, çünkü kimse Manilius'u okuyamıyor.) Burada İngiltere'de Bath Spa müfredatı, Southampton programı, Canterbury Üniversitesi Üniversitesi programı ve muhtemelen farkında olmadığım diğerleri var. Ancak bu çok heyecan verici bir gelişmedir, çünkü astrolojinin bir sonraki seviyesinin üniversitelere benzer ortamlarda sürdürülmesi gereken noktaya gelindi. Bu alanda çalışan ve çok önemli ama genel bir astrolojik konferans için çok teknik veya ezoterik (kelimenin orijinal anlamıyla) çalışmaları raporlayan profesyoneller arasında konferanslar düzenlenmektedir. Örneğin, kesinlikle yalnızca uzmanlarının ilgi duyacağı, Ortaçağ Birincil İlerletme Tekniklerinin (Medieval Primary Directions’un) çeşitli tarzları, kökenleri, önemleri, uygulamaları ve bunun gibi konularımız var.
Frakettiğim bir şey hakkında bir fikir vermek için, Maşallah'ın ya da ona atfedilen eserin iki kişiye ait olduğuna inanıyorum, çünkü iki farklı astroloji çeşidi var, ama henüz bunu nasıl titizlikle belgeleyebileceğimi çözemedim. Bu, AA konferansında bile çok büyük kalabalığı çekecek bir konu değildir ve AA konferansları, diğer birçok konferansa kıyasla daha sofistikedir.
Alternatif? Eskiden çalıştığım şirket olan Astrolabe'de duvarda, cömertçe donatılmış, portatif bir kadının yüzünde çok sert ve şiddetli bir ifadeyle bir kürsü arkasında duran ve şunu söyleyen bir karikatür vardı: "Astroloji, Akademi'de kendine uygun bir yer bulana kadar dinlenmeyeceğiz.” ve arkasındaki duvardaki bir afişte "Önümüzdeki Hafta: Astroloji ve Evcil Hayvanınız” yazıyordu.
Şimdi, bunun yanlış bir yanı yok, ancak bunlar astrolojinin iki farklı yönü. Astrolojinin "Astroloji ve Evcil Hayvanınız" yönü oldukça uzun süredir devam ediyor ve bundan vazgeçilmesi gerektiğini söylemiyorum. Şu anda lisansüstü okulumun dördüncü yılındayım, bu nedenle Akademi'de astrolojinin ilerleyen evrimi için iyi ve faydalı olan şeyleri anlamaya başladım. Çoğunlukla buna sahip değiliz, ama oraya varıyoruz. Dolayısıyla bu akademikleşme, eğer bir kelime söyleyebiliyorsam, astrolojiyi daha akademik yapmamız son derece önemli bir adımdır.
Bu noktada, bu süreç hakkında çok önemli bir şeyi ifade etmek zorundayım. Astrolojiyi saygın yapmaya çalışmıyoruz. Astrolojiyi, kendi içsel faaliyetlerini toparlamaya zorlamaya çalışıyoruz. Bu aynı şey değildir. Akademisyenleri akademide ikna edeceğimizi söylediğimiz için ikna etmeyeceğiz. Hatta akademi ile herhangi bir zamanda entegre olup olamayacağımız bile belli değil. Önemli değil. Bu, bizim içindir, bizim saygınlığımız için değil, sanatımızın etkinliği içindir. Bunları yaparsak daha etkili oluruz. Kitap şeklinde veya online ulaşılabilen, uluslararası astrolojik metinlerin bulunacağı kütüphanelere ihtiyacımız var. Rafımızda çürüyüp giden tüm o eski astrolojik dergileri bulmalı, taramalı ve araştırmacılara sunabilmeliyiz.
Kaçınız bunun farkında bilmiyorum, ancak internette "Early English Books Online" adlı bir şey var. Bugüne gelebilen ve 1700'den önce İngiltere'de basılan her kitap bu veri tabanındadır. İstediğiniz gibi onları okuyabilir veya indirebilirsiniz. Astrolojide aynen buna ihtiyacımız var. Tüm bu dergilere, eski metinlere, araştırmacıların ulaşabileceği her şeye ihtiyaç duyuyoruz. Şu an büyük bir astrolojik bilgi, kaybolma eşiğindedir. 20. yüzyılda olanları belgeleyen modern araştırmacılara ihtiyaç duyuyoruz. Kim ne dedi, ne demek istedi, bunların fikirlerini anlatmamız, hayatlarından konuşmamız, hepsini korumamız gerekiyor. İronik olarak, astrolojinin tarihinin en büyük kaybolma tehlikesi altında bulunan tek parçası 20. yüzyıl astrolojisinin tarihidir. Tam olarak unutulmanın eşiğindedir. Bu nedenle, akademiye yönelik artan bu hareketi, saygıdeğer olmak için değil, kendi kullanımımız için gerekli kılmamızın nedeni de budur.
İşte kilit nokta: post-modern astrolojiyi oluşturmakta, astrolojimizin (tarihsel anlamda önceki astrolojilerle birlikte) tamamen devamlılığını sağlayabildiğimiz dereceye kadar başarılı olacağız. Bu onların bütün tekniklerini, unsurlarını kullandığımız anlamına gelmez, ama bir noktada geleneğimizi tamamen restore edilmiş ve sürekli bir gelenek olarak nitelendirebileceğimiz anlamına gelir. Post-modern astroloji sadece William Lilly'ye, Bonatti'ye veya Vettius Valens'e, Vahara Mihira'ya veya seçebileceğiniz herhangi bir kişiye geri dönmeyecektir. Ancak onlar orada olur, eserleri bilinir, değerlendirilir ve uygun olduğunda kullanılır. Ve uygunluk modern ihtiyaçlar -afedersiniz- post-modern ihtiyaçlar bağlamında belirlenir.
Şimdi, – astrolojik anlamda konuşmak gerekirse– teknik olarak değiştirmek isteyebileceğim şeylerin uzunca bir listesini yapabilirim, ama dün yaptığı konuşmada genelde anlaşıldığı şekilde teknik geliştirmenin, bizim burada yapmaya çalıştığımız şey olmadığını söyleyen Geoffrey Cornelius'a katılmak zorundayım. Kimyada, örneğin, bilinmeyen bir maddenin analizinde yanlış tekniği kullanırsanız, maddenin ne olduğunu bulamazsınız. Kimyadaki teknik, belirli bir sonuca ulaşmak için tasarlanmış, kesinlikle gerekli prosedürler dizisidir. Ancak astrolojideki teknik, aslında dilin ifadesidir; sadece bir dizi ya da uygun prosedürler değildir.
Size somut bir örnek vereyim. Ptolemy’den etkilenmiş herhangi bir geleneksel astroloji kitabı alırsanız, bunun cevaplandırılması gerekli bir takım sorular soduğunu görürsünüz. Doğum haritası yaşar mı? Yani, bu doğum haritasıyla doğmuş varlık yaşayacak mı? Ebeveynlerin zenginliği ve rütbesi/konumu nedir? Peki ya kardeşler? Peki ya para, kariyer, çocuklar? İşte bunların hepsi, Ptolemik sorular olarak atıfta bulunduğum standart bir kümeyi oluşturuyor.
Bu Ptolemik sorular, soruların cevaplanması için çok kesin teknikler kullanmaktadır. Ancak buradaki mesele bu tekniklerin “doğru” olup olmadığı değil, bu tekniklerin açık bir dil ile ifade edilip edilmediğidir. Bu sorulardan bazılarını sormayı seçmeyiz, örneğin, muhtemelen birinin ölümünün doğası ve şekli hakkında çok fazla şey söylememeye devam edeceğiz. Ancak, belki şu konuda biraz daha açık konuşabiliriz: bunlar yaşamın dikkat etmeniz gereken tehlikeli alanları ve belki bu zamanlarda, bu konularda daha dikkatli olmalısınız. Ancak astrolojide bu ve benzeri şeyler hakkında bir şeyi kendime gösterdim. Bunlar, felsefi terimiyle, şarta bağlıdır. Ölüm anınız, artık değiştirilemeyen koşullar nedeniyle kısa sürede meydana gelebilecek olmadıkça henüz yazılmamıştır. Ölebilme ihtimalimizin olduğu birden çok sayıda zaman olabilir. Ama eski zamanlarda şimdi engellenebilecek şeyler önlenemezdi. Dolayısıyla, ölüm zamanları veya her neyse bunlara bakmayız, tehlikeli olabilecek zamanları ararız. Fakat burada sorun, bir soruyu cevaplamak için ne yapıyoruz ve bu sorunun cevabı, doğru veya yanlış olup olmadığını söyleyebileceğimiz kadar, yeterince açık mı?
Kadere karşı Özgür İrade
Kader mi, özgür irade mi şeklinde harika bir problemimiz var. Aslında, ben kısaca özetleyeceğim üzere, bu konuda bir cevaba vardım. Cevabı, Hermes'in, adı çoğu zaman farklı alfabelerle yazılan, müridi Tat ile konuştuğu Corpus Hermeticum'un Stobaeus bölümlerinden birinde buldum. Tat sorar: "Bana kader, ilahi takdir ve gereklilik nedir, yeniden söyleyin". Ve Hermes, ikincil açıklamaların çoğundan sonra "Kader bedenle ilgilidir. Gereklilik zihnin yalnızca bedenle çalışabilen kısmıyla ve ilahi takdir tamamen bilinçli zihin ile ilgilidir.”
Kader mi, özgür irade mi şeklinde harika bir problemimiz var. Aslında, ben kısaca özetleyeceğim üzere, bu konuda bir cevaba vardım. Cevabı, Hermes'in, adı çoğu zaman farklı alfabelerle yazılan, müridi Tat ile konuştuğu Corpus Hermeticum'un Stobaeus bölümlerinden birinde buldum. Tat sorar: "Bana kader, ilahi takdir ve gereklilik nedir, yeniden söyleyin". Ve Hermes, ikincil açıklamaların çoğundan sonra "Kader bedenle ilgilidir. Gereklilik zihnin yalnızca bedenle çalışabilen kısmıyla ve ilahi takdir tamamen bilinçli zihin ile ilgilidir.”
Bu açıklamada açıkça belirttikleri şey, kader diye bir şeyin olmadığıdır. Belli bir türün maddi varlıkları olduğumuz için bir kader vardır. Ne kadar çok uğraşırsanız uğraşın, özgür iradenin (herhangi bir miktarı) bu yaşam zamanında sizi bir köpek veya bir kediye dönüştüremez. Bir ihtimal, belli tip bir meditasyoncu değilseniz, uçaksız uçamazsınız, bir kapı olmadan duvarları geçemezsiniz, bir pencere olmadan duvarların ötesini göremezsiniz, doğal yasayla sınırlandırılmışsınızdır. Eski Yunan felsefesindeki kaderin temel anlamı budur. Fiziksel yasadır.
Sonra kaderin gereklilik olarak adlandırılan ve gafletten kaynaklanan, gerçekten büyük bir kısmı vardır. Kendimizi basitçe başka bir alternatifi düşünemeyeceğimiz durumlara sokarız, çünkü hepimiz ne olup ne olmaması gerektiği konusunda düşüncelere sahibiz ve bunlar bizi belirleyen geçmiş kararlarımızın ve mevcut aptallıklarımızın sonuçlarıdır. Kaderimizin çoğunluğu bundan oluşur. Gezegenlerle hiçbir ilgisi yok!
Ve son olarak, ilahi takdir olarak adlandırılan, kesinlikle geri alınamaz olan bir başka kader vardır. Olduğun kişi olmaktan başka seçimin yok. Seçimin, mümkün olan en yüksek seviyede olduğun kişi olmak veya olmamaktır. Ve şunu söyleyecek kadar ileri gideceğim: gerçekten kim olduğunuz, şu an kim olduğunuzdan önce vardır ve sizi kendine doğru çeker ve bu çekim kaçınılmazdır. Sizin oraya ulaşmanız,tamamen gerçekleşmiş bir varlık olmanız, kaçınılmaz değildir. Koşullar, kazalar ve elbette her zamanki aptallık ya da bilinçsizlik –nasıl istersen öyle tabir edebilirsin– değişen derecelerde bizi mükemmel şekilde kendimizi gerçekleştirebilmekten alıkoyar. Fakat bizim herhangi bir zamanda kendimizi tamamıyla gerçekleştirebilip gerçekleştiremeyeceğimiz yıldızlarda yazmaz. Yıldızlarda yazan, bunun nasıl yapılacağıdır –eğer haritayı bu açıdan okuyabilirsek.
Bu, 20. yüz yılın bize öğrettiği şeylerden biridir, ancak 20. yüz yıl bunun nasıl yapılacağı konusunda biraz zayıf kalmıştır. Diğer taraftan, Yunan ve Ortaçağ astrolojisinde, bunun nasıl yapılabileceğini, haritadan nasıl okunabileceğini gösteren teknikler buldum. Post-modern astroloji, kaderci bir şekilde geleceğin öngörülmesine yönelik bir astroloji olmayacaktır. O, astrolojinin tüm geri kalanını kapsayan, aydınlanmanın, kendi kendini gerçekleştirmenin ve bilinçliliğin astrolojisi olacaktır.
Biz değerlendirir, yargılar ve bütünleştiririz. Ben bunun geldiğini görüyorum.
Çok teşekkür ederim.
(c) Robert Hand 2005
Türkçesi: Pınar Uyar/Astroloji Dergisi
Türkçesi: Pınar Uyar/Astroloji Dergisi
5 Aralık 2017 Salı
TUTULMA BURCU BAŞAK OLANLAR İÇİN 2018 YORUMU:
2018 yılı boyunca Evren’in sizden hangi alanlarda neler beklediğine dair yazdıklarım dilerim bir yılınızı hakkı ile yaşamanıza aracı olur ve yeni yılınız size evrenin istedikleri ile aynı yerde buluşacak azim, irade ve farkındalıkla gelir.
Şansın, bolluğun ve ilahi korumanın gezegeni JÜPİTER, yeni yıldan kısa bir süre önce girdiği Akrep Burcu ile size, kısa yolculukların biletlerini kesebilir. İletişim konularında güçleneceğiniz ve merak duygunuzun sizi yeni alanlara doğru çekeceği bir sürenin ardından yılın son aylarında ( 8 Kasım 2018’den sonra ) burç değiştirerek köklerinizle bağlarınızın güçlenmesine, sizlerin derin benliklerinizle ilişkinizin güçlenmesine neden olabilir.
20 Aralık 2017’den itibaren Satürn Oğlak Burcu’nda kalacak. Romantik ilişkiler, çocuk ve yaratıcılık konularında gerçeklerin duvarı ile karşı karşıya kalacağınız 2,5 yıllık bir dönem sizi bekliyor. Ayakları yere sağlam basan, çaba sarfedilmiş ve emek verilmiş olan işlerinizden kalıcı bir sonuç almanız mümkün. 1984 -1998 yılları arasında doğan ve tutulması Başak olan tüm arkadaşlarımızın hayallerinin gerçeklerle yüz yüze geleceği bir süreç var. Bu süreç içerisinde esnek planlar ve kararlılık sizler için önemli olacaktır.
Tutulma Burcu Başak olan olanlar için Merkür’ün Başak ziyareti;
6 -22 Eylül 2018 tarihleri arasında yönetici gezegeniniz Merkür tutulma burcunuzu ziyaret edecek. Tutulma Burcu’nuzu ziyaretin önemi büyük. Bu tarihler arasında Evren, yeni hedefler ve planlar konusunda netleşmenizi ister. Şanslı dönemlerinizden biri olan bu süreç, sizin iletişim becerinizi yeniden yapılandırarak bir üst oktava taşımanıza neden olabilir.
6 -22 Eylül 2018 tarihleri arasında yönetici gezegeniniz Merkür tutulma burcunuzu ziyaret edecek. Tutulma Burcu’nuzu ziyaretin önemi büyük. Bu tarihler arasında Evren, yeni hedefler ve planlar konusunda netleşmenizi ister. Şanslı dönemlerinizden biri olan bu süreç, sizin iletişim becerinizi yeniden yapılandırarak bir üst oktava taşımanıza neden olabilir.
13 Haziran günü İstanbul saati ile 22.43’te gerçekleşecek olan İkizler yeni ayı iş ve kariyer açısından yeni başlangıçlar için uygun bir zaman dilimidir. Bu süre içinde BOL KAZANÇlı bir iş için ön hazırlıklarınızı tamamlamanız yerinde olur. Astroloji zamanın kalitesini sunar, önceden bilmek ise sizi sürece hazırlar.
Hayatınızın herhangi bir alanında girişimde bulunmak ve hamleler yapabilmek için köklerinizden gelen güçleri fark edebilirsiniz. Güçlü dönüşümler konusunda buradan alacağınız destek, sırasıyla yaratıcı alanlarınızı aktive etmenize, bu yaratıcılığı toplum önünde sunmaya ve ikili ilişkileriniz aracılığı ile açığa çıkarmanızı isteyen evren, bu konuda da tutulma burcunuza destekl
Mars gezegeni hangi burçları ziyaret edecekse ve o burçlar tutulma burcuna göre ( ön şart önceden plan yapmak dolayısı ile danışmanlık almak) hangi evlere düşüyor ona bakacağım.
Yıl boyu Akrep, Yay, Oğlak, Kova ve Balık burçlarını ziyaret edecek olan Mars sizin 4. Evinizden başlayarak 7.evinize kadar etki almanıza neden olacak. Ön şart olarak önceden hazırlıklı olmaktır. 2018, derin benliğiniz, kökleriniz, yaratıcılığınız, toplum önündeki hizmetiniz, ikili ilişkiler ve ortaklıklarınız konularında harekete geçeceksiniz. Bu hareket, sizi yeniye doğru dönüştürecek bir yola doğru olmalı. 15 Ağustos ve 15 Eylül arasında Mars’ın geçmişten kalan borçları kapatmak için 5.ev konularında size bir avansı olacak. Eski konuları tamamlamak
Yıl boyu Akrep, Yay, Oğlak, Kova ve Balık burçlarını ziyaret edecek olan Mars sizin 4. Evinizden başlayarak 7.evinize kadar etki almanıza neden olacak. Ön şart olarak önceden hazırlıklı olmaktır. 2018, derin benliğiniz, kökleriniz, yaratıcılığınız, toplum önündeki hizmetiniz, ikili ilişkiler ve ortaklıklarınız konularında harekete geçeceksiniz. Bu hareket, sizi yeniye doğru dönüştürecek bir yola doğru olmalı. 15 Ağustos ve 15 Eylül arasında Mars’ın geçmişten kalan borçları kapatmak için 5.ev konularında size bir avansı olacak. Eski konuları tamamlamak
Kuzey Ay Düğümü 12 – Güney Ay Düğümü 6. Evinizde olacak. Geçmişten bugüne gelen topluma hizmet konusundaki kalıplaşmış inançlarınızı değiştirerek kendinizi tırtıllıktan kelebek olmaya doğru koza içinde hazırlayacağınız bir yıl. Kalıpları, inançları, eski bildiklerinizi unutturmak ve yeniyi kabul etmek için gelen sinyalleri fark etmek önemli.
Neptün gezegeni karşıt burcunuz olan Balık’ta ve sizin 7.evinizde ortaklık ve ikili ilişkiler konusunda netlik kazanmanıza yardımcı oluyor. Vizyonunuz, hayalleriniz ve umutlarınız iyi yönetmeniz gereken bir konu olarak gündemizde duruyor.
Neptün gezegeni karşıt burcunuz olan Balık’ta ve sizin 7.evinizde ortaklık ve ikili ilişkiler konusunda netlik kazanmanıza yardımcı oluyor. Vizyonunuz, hayalleriniz ve umutlarınız iyi yönetmeniz gereken bir konu olarak gündemizde duruyor.
Uranüs Mayıs 2018’de 9.evinize geçecek. Kısa bir süre 8.evinize dönerek son bir şans verecek sizin bu alandaki işlerinizi tamamlamanız için ve geri kalan 7 yıl 9.evinizde olacak. Üst düzey bilgiye ulaşmak, yabancı kültürleri tanıyarak vizyonunuzu geliştirmek konusunda yeni bir dönem başlıyor.
31.01.2018 ‘de 12. Evinizde bir AY TUTULMASI yaşanacaktır. Duygularınızda bir dönüşüm yaşatacak olan bu dolunay, kendinizi aşmanız konusunda şartları olgunlaştırabilir.
15.2.2018’de 6.Evinizde GÜNEŞ TUTULMASI olacak ve sizin için yeni kararlar alacağınız 6 aylık bir dönemi başlatacaktır.
13.7.2018’de 11.Evinizde yaşayacağınız GÜNEŞ TUTULMASI yeni umutlarınızı tazeleyebilir. Sosyal çevrenizde yeni bir dönemin başlayacağı bu tutulma sizin hayallerinizi gerçeğe taşıma potansiyeli taşıyor.
31.01.2018 ‘de 12. Evinizde bir AY TUTULMASI yaşanacaktır. Duygularınızda bir dönüşüm yaşatacak olan bu dolunay, kendinizi aşmanız konusunda şartları olgunlaştırabilir.
15.2.2018’de 6.Evinizde GÜNEŞ TUTULMASI olacak ve sizin için yeni kararlar alacağınız 6 aylık bir dönemi başlatacaktır.
13.7.2018’de 11.Evinizde yaşayacağınız GÜNEŞ TUTULMASI yeni umutlarınızı tazeleyebilir. Sosyal çevrenizde yeni bir dönemin başlayacağı bu tutulma sizin hayallerinizi gerçeğe taşıma potansiyeli taşıyor.
27.7.2018’de bu sefer 6.evinizde bir AY TUTULMASI yaşayacaksınız. 15 Şubat’taki Güneş Tutulması ile ekeceğiniz tohumların meyve vereceği bir dönem. Hasat için ön şart tohum ekmek ve onun büyümesi için emek vermektir.
11.8.2018’de 12.evinizde yılın son GÜNEŞ TUTULMASI yaşanacak. Artık siz, bu tutulma ile beraber yeni olandan yana tavır alma konusunda adeta itekleneceksiniz. Derin bilinçaltınızdaki eskiye tutunma konusunda var olan dirençleri kırmak için Evren sizden, desteğini esirgemiyor. Ancak istemiş olduğu yenilenme konusunda organize olmanız gerekmektedir.
11.8.2018’de 12.evinizde yılın son GÜNEŞ TUTULMASI yaşanacak. Artık siz, bu tutulma ile beraber yeni olandan yana tavır alma konusunda adeta itekleneceksiniz. Derin bilinçaltınızdaki eskiye tutunma konusunda var olan dirençleri kırmak için Evren sizden, desteğini esirgemiyor. Ancak istemiş olduğu yenilenme konusunda organize olmanız gerekmektedir.
Bence, bu yeni yıl Tutulması Başak Burcu’nda olanlar için tam anlamı ile bir kabuk değiştirme dönemi. Yıl boyu kozada kalsanız bile kelebeğe dönüşmenizi kaçınılmaz kılmak için destekleyici tutulmaları iyi değerlendirin. Plan yapın, karar alın ve harekete geçin. 2017 ve 2019’da aynı düşüncelerde, aynı duygularda ve aynı korkularda olan yani diğer bir deyişle yerinde sayan BAŞAK burcu tutulması olanlar, kayıptadırlar. Bu kaybın telafisi düşündüğünüzden daha yorucu olabilir.
21 Kasım 2017 Salı
Son Selam - Satürn Yay
18 Aralık 2017 tarihinde İstanbul saatine göre 16.10'da Yay Burcu'nda Ay ve Satürn kavuşum yaşayacaklar.
29.48 derece Yay Burcu'nda gerçekleşecek olan bu kavuşum sırasında Ay Merkür, Venüs ve Güneş'ten aldığı ışıkları Satürn'e teslim edecek.
Duygularımızda ve bilinç altımızda gerçekçi bir çerçeve çizilebilir. Bu çerçeve, farklı kültürleri araştırma, felsefe ve ruhsallık konularında heves ve coşkumuzu somutlaştırabilir.
İkili ilişkilerimizde, ortaklıklarımızda, yaşadığımız ikilemlerde alternatifler üretebilen, daha geniş vizyona sahip bir bakış açısı hakim olabilir.
Bu kavuşumun bir sonraki tekrarı 23 Ocak 2047 yılında yaşanacak.
https://www.youtube.com/watch?v=v6Rb34aI1Mo
18 Kasım 2017 Cumartesi
15 Sayısının Gizemi
Saygıdeğer Hocam Ahmet Doğaner ile 15 Kasım 2017 tarihinde astroloji üzerine sohbet ederken B.Brady'nin The Eagle and Lark kitabındaki büyük döngülere geldi söz.
Neptün ve Plüton, 492 yılda bir kavuşarak bizim sistemimizin en büyük döngüsünü meydana getirmekte olduğunu öğrenince ulaşabildiğim kavuşum tarihlerini inceledim. Bizim konuşmamız bir önceki kavuşumunun tam 492. yıl dönümüne denk gelmekteydi. Bu Evrende tesadüfün olmadığını bir kez daha anımsattı.
Konu ile ilgili ulaşabildiğim tarihler aşağıdaki gibidir;
-15 Nisan 412 tarihinde 22 derece Boğa Burcu'nda
-15 Mart 906 tarihinde 28 derece Boğa Burcu'nda
-15 Kasım 1398 tarihinde 3 derece İkizler Burcu'nda
-15 Kasım 1891 tarihinde 8 derece İkizler Burcu'nda kavuşmuşlardır.
-15 Mart 906 tarihinde 28 derece Boğa Burcu'nda
-15 Kasım 1398 tarihinde 3 derece İkizler Burcu'nda
-15 Kasım 1891 tarihinde 8 derece İkizler Burcu'nda kavuşmuşlardır.
-15 Aralık 2384 tarihinde 11 derece İkizler Burcu'nda,
-15 Aralık 2878 tarihinde 16 derece İkizler Burcu'nda
-15 Aralık 3370 tarihinde 18 derece İkizler Burcu'nda
-15 Aralık 4354 tarihinde 21 derece İkizler Burcu'nda
-15 Aralık 2878 tarihinde 16 derece İkizler Burcu'nda
-15 Aralık 3370 tarihinde 18 derece İkizler Burcu'nda
-15 Aralık 4354 tarihinde 21 derece İkizler Burcu'nda
kavuşum yaşayacaklardır. Ünlü Kahin Baba Vanga'nın 3797 tarihinde Dünya'nın sonunun geleceğine dair kehaneti tutar mı şimdiden bilmek mümkün değil.
Ancak uzman programdan görebildiğimiz kadarı ile 5339 tarihindeki 29 derece İkizler Burcundaki kavuşumları itibarı ile 15 ler yerini 24'e bırakmaktadır. ( 24.08.5339 ) Bundan sonrasını görmemize Solar Fire imkan vermemektedir.
*15, ilk 5 tam sayının toplamı ( 1+2+3+4+5 ), 2 kutsal sayının sonucu ( 3x5 ) olduğu için, önemli bir matematiksel ve dinsel anlama da sahiptir.
**1: Birlik, yaratıcılık, ilahi olan, göksel, tam ve
sabit
5:İnsan, özgürleşme, değişim,
yenilenme, kıyameti sembolize etmektedir.
sabit
5:İnsan, özgürleşme, değişim,
yenilenme, kıyameti sembolize etmektedir.
15 ler değişimin başlangıcı ise büyük döngülerin kavuşumla bir ilgisi olabilir mi? Bizim bu konuyu tam yıl dönümünde konuşmamız tesadüf ile açıklanabilir mi?
Araştırmalarımı bu sayfadan yayınlamaya devam edeceğim.
*Annemarie Schimmel - Sayıların Gizemi
**:Meltem Güner - Sırlar Bohçası
*Annemarie Schimmel - Sayıların Gizemi
**:Meltem Güner - Sırlar Bohçası
16 Kasım 2017 Perşembe
ASTROLOJİDE ZAMANLAR- BAŞLANGIÇ
Astrolojide zamanlar, iç içe geçmiş şekilde döngü başlatırlar.
Jüpiter ve Satürn her 20 yılda bir kavuşurlar.
Bu yazı yazıldıktan sonraki ilk kavuşum 2020 yılında Oğlak Burcu'nda gerçekleşecektir.
Jüpiter ve Uranüs 14 yılda bir
Jüpiter ve Neptün 13 yılda bir
Jüpiter ve Plüton 13 yılda bir kavuşmaktadır.
Satürn ve Uranüs 45 yılda bir
Satürn ve Neptün 36 yılda bir
Satürn ve Plüton 33 yılda bir kavuşmaktadır.
Uranüs ve Neptün 171 yılda bir
Uranüs ve Plüton 127 yılda bir kavuşmaktadır.
Neptün ve Plüton 492 yılda bir kavuşmaktadır.
492 yıllık en büyük astrolojik döngüleri incelediğimde;
-15 Nisan 412 tarihinde 22 derece Boğa Burcu'nda
-15 Mart 906 tarihinde 28 derece Boğa Burcu'nda
-15 Kasım 1398 tarihinde 3 derece İkizler Burcu'nda
-15 Kasım 1891 tarihinde 8 derece İkizler Burcu'nda
-15 Aralık 2384 tarihinde 11 derece İkizler Burcu'nda,
-15 Aralık 2878 tarihinde 16 derece İkizler Burcu'nda kavuşum yaşayacaklardır.
*Kaynak: B.Brady, The eagle and the lark
*Kaynak: B.Brady, The eagle and the lark
14 Kasım 2017 Salı
18 KASIM AKREP YENİ AYI
Hayatımızı bir romana benzetirsek, yeni aylar romanın bir sayfasındaki paragraf başı gibidir.
Yeni ay doğum haritamızda gerçekleştiği ev konularında bize yeni ve taze fikirler verir. Başlama enerjisi yoğundur. Kişi, hayallerini kurduğu bir rüyaya doğru yol alabilir. Ancak, burada önemli bir konunun altını çizmeliyiz.
Genellikle yeni ay doğumlu kişilerde de gördüğümüz bir etkidir bu. Kişi, plan yapmaktan hoşlanmaz ve yola çıkarken bir kılavuza danışmaz. '' Hemen ve şimdi'' enerjisi baskındır.
Yeni Aylardan Nasıl Faydalanabiliriz?
·
Artık ihtiyacımız olmayan her türlü yükten kurtulmak için,
· Heves gösterdiğimiz konuyu uzun vadede sonuca ulaştırma adına irade geliştirmemiz için,
· Daha önceden coşku ile başlayarak sonlandır(a)madığınız konuları sonlandırmak için faydalanabiliriz.
18 Kasım Yeni Ayına Venüs ve Jüpiter eşlik ediyor. Dolayısı ile sevgi kadar sezgiler de ön planda. Derinlikli duygular dönüşüme hazır enerjiler içerisinde. Ancak, dikkat etmemiz gereken bir nokta var bütçemizi iyi yönetmemiz gereken bir süreç. Bir şey satın almadan önce gerçekten ihtiyaç olup olmadığını sorgulamakta fayda var.
Haritanın, şans noktası ile kavuşan yükselen derecesi, yeni ay niyetleri için olumlu bir enerji doğuruyor. Akrep Burcu'nun derin dönüşümlerini yaşarken kendimiz ve özümüzle ilgili farkındalık ön plana çıkabilir. Yabancı kültürler, felsefe, yüksek eğitim alanlarında bizi destekleyen bu güzel etkinin süresi bir sonraki yeni aya kadar devam edecektir. 9 Aralık itibarı ile yeni ay vaadettiklerini hızla gerçekleştirecek bir destek almaktadır.
Haritanın, şans noktası ile kavuşan yükselen derecesi, yeni ay niyetleri için olumlu bir enerji doğuruyor. Akrep Burcu'nun derin dönüşümlerini yaşarken kendimiz ve özümüzle ilgili farkındalık ön plana çıkabilir. Yabancı kültürler, felsefe, yüksek eğitim alanlarında bizi destekleyen bu güzel etkinin süresi bir sonraki yeni aya kadar devam edecektir. 9 Aralık itibarı ile yeni ay vaadettiklerini hızla gerçekleştirecek bir destek almaktadır.
13 Kasım 2017 Pazartesi
KALA SARPA YOGA VE BİR HASTALIĞIN ANATOMİSİ
Kala Sarpa Yoga: Satürn’e kadar
olan gezegenler Ay Düğümlerinin bir tarafında bulunmaktadır. Bu adeta
Düğümlerin gezegenleri kıskaca almasıdır. Böyle durumda gezegenlerin etkileri
çok yoğundur. Yaşayacağımız her olayda "kadersel kalite" ve
"amaç duygusu" vardır. Ay Gökyüzü ’nün en
hızlı hareket edeni olması nedeni ile Kala Sarpa’yı bozan ve yeniden
başlatandır.
İçinde bulunduğumuz Kasım Ayı’nın 10-25
‘i arası Gökyüzü’nde KALA SARPA YOGA hâkim olacaktır.
Aşağıda bir hastalığın tetiklemesi
ile ilgili süreçte kala sarpa yoga etkisini analiz etmeye çalışacağım;
8 Kasım günü transit Ay Yengeç Burcu’na
geçti. Haritasını aşağıda paylaştığım Hocamızın önce Merkür ve sonrada Ay’ının
üzerinden geçti. Gökyüzündeki Kuzey Ay Düğümü’nün üzerinden geçerek 11 Kasım
Cumartesi günü saat 01.00’da Kala Sarpa Yoga’yı başlattı.
Bir gezegenin, suyun son
derecelerinden çıkarak, ateşin ilk derecelerinde bulunması durumuna Gandanta
denir. Ay Yengeç’ten Aslan Burcu’na geçmiştir. Yıkım ve imha Tanrıçası Nirriti
tarafından yönetilen bu bölgenin kişi üzerinde yıkmak konusunda bir farkındalık
yaşatması söz konusudur.
Transitleri Anlamak;
Gezegenler, Gökyüzündeki hareketleri
sonucunda bizlerin doğum haritasındaki gerek gezegenleri gerekse de hassas
noktaları tetikler. Buna Transit deriz. Zorlayıcı ya da kolaylaştırıcı etkileri
olabilir. Bundan önemlisi iyi okunmasıdır. İyi okunan bir transit, kişinin
hayatında bir üst seviyeden başlayacağı yeni bir döngü için fırsatlar yaratır. Astroloji,
sembollerin dilidir astrolog bu dili tercüme edendir. Dilin iskeletini
oluşturan ise ‘’ Evren bu transit ile doğum haritası sahibinden ne istiyor?’’
sorusunun yanıtır.
Yukarıda anlattığım şekilde gelişen
olayın tercümesi şudur; Evren, haritanın sahibinden kendinde var olan ancak
artık bitmesi gereken bir alışkanlığını yıkmasını istemektedir.
Sağlıklı olmayan beslenme şekline,
bağımlılıklarına, affedemeyişine bir
yıkım getirmeli yönünü sağlıklı ruh, beden ve zihine getirmelidir ki burada
Evrenin O’ndan istediğine cevap verebilmiş olsun.
Sonuç Yerine;
Bir transiti yorumlarken, görüneni
değil görünmeyeni fark etmek doğru bir teşhis için ilk adımdır. Zira görünen
sığ, görünmeyen derinlerdedir. Doğru Astrolojiyi sorarsanız dostlarım o, sadece
sayfamızdadır.
12 Kasım 2017 Pazar
KASIM AYI GEZEGEN GÖRÜNÜMLERİ
*Tüm gezegenlerin Ay Düğümlerinin bir tarafında olmasına ve
diğer yanın boş kalmasına Kala Sarpa Yoga denir. Adeta Ay Düğümleri gezegenlere
tuzak kurmuş ve gezegenler de kapana yakalanmış gibidir. 9-25 Kasım arasında
KALA SARPA YOGA aktiftir. Kadersel bir amaç ve kalite vurgusu ile gezegen
etkisini arttıran bu yoga içerisindeki kavuşum dikkatli incelenmelidir.
* Satürn gezegeni her bir burcu 29 yılda bir ziyaret eder. Ekim Ayı’nın 27’sinde Yay Burcu’na geçti ve 2020 yılına kadar burada kalacak. Satürn, bizleri gerçekliğin duvarı ile karşı karşıya bırakır.
* Vedik Astrolojisi'nde gezegenlerin aynı burçta olmaları kavuşumdur. Kavuşum açıları enerjilerin kaynaşmasıdır. 2 ve daha fazla gezegenin bir araya gelmesi ile yepyeni bir enerji doğar. Güçlü olan gezegenin etkisi kavuşumda etkilidir. Venüs Terazi’nin yöneticisi olduğu için burada çok güçlüdür.
* Satürn gezegeni her bir burcu 29 yılda bir ziyaret eder. Ekim Ayı’nın 27’sinde Yay Burcu’na geçti ve 2020 yılına kadar burada kalacak. Satürn, bizleri gerçekliğin duvarı ile karşı karşıya bırakır.
* Vedik Astrolojisi'nde gezegenlerin aynı burçta olmaları kavuşumdur. Kavuşum açıları enerjilerin kaynaşmasıdır. 2 ve daha fazla gezegenin bir araya gelmesi ile yepyeni bir enerji doğar. Güçlü olan gezegenin etkisi kavuşumda etkilidir. Venüs Terazi’nin yöneticisi olduğu için burada çok güçlüdür.
*Olumlu
düşünen ve olumlu düşünceler ile harekete geçen kazanacak. Her birimiz Evren ‘in
bizden ne isteği fark etmeli, bizden istediği şekilde hem içimizde hem
çevremizde barış iklimini yaratmaya niyet etmeliyiz.
*Jüpiter, Venüs ve Güneş Terazi Burcu ‘nda 12 yılda bir buluşurlar. 12 yıl sonra aynı kombinasyonlarla destek alamayabiliriz, Evrenin atmosferi değişebilir. Satürn'ün işaret ettiği gerçek yolu izleyenlerin kazançlı çıkacağı dönemlerdeyiz. Eski düşünce tarzında direnç göstermemeliyiz.
*Vedik'e göre Ay Burcu ya da Yükselen Burcu YAY olanlar en çok etki altında kalanlardır. Ev ve iş yerlerindeki süreci doğru yönetmeleri gerekmektedir. Bütçe planlamasını iyi yapmalıdırlar.
* Boğa Burcu, değişimi sevmez. İstikrardan yanadır. Ancak yine Vedik ‘e göre Ay Burcu ya da Yükseleni Boğa olan değerli arkadaşlarımızın değişim konusunda adım atmaları istenmektedir. Endişe ve korkuları temsil eden 8.eve yerleşen Satürn ile birlikte hayatınızda bir kere olsun değişmekten yana olmalısınız.
*Jüpiter, Venüs ve Güneş Terazi Burcu ‘nda 12 yılda bir buluşurlar. 12 yıl sonra aynı kombinasyonlarla destek alamayabiliriz, Evrenin atmosferi değişebilir. Satürn'ün işaret ettiği gerçek yolu izleyenlerin kazançlı çıkacağı dönemlerdeyiz. Eski düşünce tarzında direnç göstermemeliyiz.
*Vedik'e göre Ay Burcu ya da Yükselen Burcu YAY olanlar en çok etki altında kalanlardır. Ev ve iş yerlerindeki süreci doğru yönetmeleri gerekmektedir. Bütçe planlamasını iyi yapmalıdırlar.
* Boğa Burcu, değişimi sevmez. İstikrardan yanadır. Ancak yine Vedik ‘e göre Ay Burcu ya da Yükseleni Boğa olan değerli arkadaşlarımızın değişim konusunda adım atmaları istenmektedir. Endişe ve korkuları temsil eden 8.eve yerleşen Satürn ile birlikte hayatınızda bir kere olsun değişmekten yana olmalısınız.
Herkes
bu Dünya’da yaşarken evrenin sınavı ve testi altındadır. Enerjiye uyum için
fark etmek ilk şarttır.
Dünyada
sevgi, merhamet ve empati karşılıklı anlayış için her birimizin geliştirmesi
gereken hislerimizdir. Geliştirdikçe insan olma onurunu taşırız. En önemli
hedefimiz bu onuruna layık olmaktır.
Affetmenin karşıdakini haklı görmek değil, kendi omuzlarımıza yüklediği kamburdan kurtulmak olduğunu hatırlayalım. Kapılarımızı dengeye, uyuma ve barışa açalım. Yarın ( 13 Kasım 2017 Pazartesi günü İstanbul saatine göre Venüs ve Jüpiter Terazi Burcu’nda kavuşum yapacaklar. Gökyüzünün bu iki mutluluk sembolünün kaynaşma enerjisinden faydalanmak için güzel bir gün.)
Herkese güzel bir Kasım ayı dilerim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
ERTELEME ALIŞKANLIĞINDAN ARINMA
ERTELEME NEDİR? Erteleme en kısa tanımı ile bugünün işini yarına bırakma alışkanlığıdır. Her ertelenen konu zihninizde kaygı, stress ve ö...
-
Chiron, KARMİK olarak bir şekilde ilerletmek üzere vardır. Manevi ya da maddi ıstırap ile olgunlaşmamızı sağlar. Bir centaur, kuyru...
-
Doğum tarihinizden itibaren geriye gittiğiniz zaman anne karnında iken en son Güneş Tutulmasının hangi burçta gerçekleştiğini bulabilirsiniz...







