14 Ekim 2016 Cuma

SOLAR PLEKSUS ÇAKRASI



3. Çakra üzerinde tutularak yapılır.
Fiziksel ve zihinsel benliğin evi olan 3. Çakra,
Öz saygı
bilgiyi bilgeliğe dönüştürme
arzuların üstadı olma
kendini kontrol etme evidir. 

'' Ben yaratma gücüyüm'' olumlaması
'' RAM '' ise mantrasıdır...

9 Ekim 2016 Pazar

SAKRAL ÇAKRA

İKİNCİ ÇAKRA MUDRASI 



Fiziksel duygusal benliğin merkezidir. Şüphe, bağımlılık, korkular, sınırlamalar bu çakralar ile ilgilidir. 
Mantrası: VAM 

'Yöneticim olarak ruh ve tutkunun gücüne erişiyorum.Bütünleştiriyorum. Arzum, keyfini çıkarmak ve başkalarıyla paylaşmak için sevinç, huzur ve refah yaratmaktır.

Bu çakranın Dünya'daki yaratmamızı istediği mesaj: HİSSEDİYORUM 'dur.

MUDRALAR ve ÇAKRA DENGELEME

Sanskritçede  Mudra (मुद्रा, mudrā) mühür, işaret anlamına gelir. Mudralar özel kutsal jestler, parmakların özel bir pozisyonu, beden ve ruhu etkileyebilecek özel bir enerji konfigürasyonudur. Mudralar vücudumuzda mucizevi  olumlu değişimlere yol açabilir. 

Stres ve ağrıyı gidermede yardımcı olur, gerginliği giderir, toksinlerden arınmaya yardımcı olur. Mudraların amacı bizim titreşimimizi yükseltmektir. 

Bizim ellerimizde yüksek derecede aktif enerjik noktalar var ve parmaklarımız belirli bir enerji kanallarıyla bağlantılıdır. Kukai ve Reiki gibi Ruhu Sağaltıcı çalışmalarda bu yüzden ellerimiz ile çalışıyoruz. 



                                                     CHİN MUDRA






Kök Çakrayı açmak için yapılır.  Konsantrasyonu arttırır. 'LAM'  kelimesini uzatarak söylemek aynı anda Chin Mudrayı yapmak iyi bir çakra açma egzersizidir. 
Kök çakramız, fiziksel bedenimizi bu dünyaya bağlar. Kırmızı renklidir. Dönme hızı frekansına uygun olmadığı zaman yaşam enerjimiz kaybolabilir, enerjimiz düşük, kendimize güvenimiz tam değildir. 
İstikrar, topraklanma, yaşam gücü için;

' Şimdi, birliğin, dünya ve bolluk ile bağlantımın gücüne erişiyorum. İlahi yaratıcı kaynak ile birim' olumlaması söz konusu çakra için uygundur. 



7 Ekim 2016 Cuma

Ay Oğlak'ta

8 Ekim günü 9 enerjisini içinde barındırması itibarı ile hayatımızda neyi sonlandıracağımıza dikkat çeken bir enerjidir. Aynı zamanda ayın Oğlak Burcu'nda olması sorumluluklarımıza odaklanmamıza neden olacaktır.

5 Ekim 2016 Çarşamba

Bitkiler Ve Spiritualizm

Daha önceki yazımda bahsettiğim detayları sizlere anlatmak için şimdi fırsat buldum.

Nazım Tanrıkulu'nun derlemesine göz atacak  olursak;

KARDELEN (Galanthus sp.)


Odysseus ve mürettebatı Ithaka'ya sefere çıkar ve dönerken yorgun düşerler. Kirke'nin adasında, bir ormanlık alanda karaya vururlar. Burada cadı Kirke ile karşılaşır; mürettebatını Kirke’ye teslim eder. Kirke, askerlere oldukça güzel görünen, ama içine zehir kattığı bir menü hazırlar. Mürettebat, bu zehirli yemeği yedikten sonra yurda dönmek de dahil tüm bildiklerini unutur ve domuza dönüştüklerini düşünür.



Tanrıların mesajcısı ve rüyaların getiricisi Hermes (=Merkür), İthaka kralı Odysseus’a, büyücü Kirke tarafından, mürettebatının üzerine yapılan unutkanlık büyüsüne karşı moly (kardelen) bitkisi vermiştir ve büyü bozulmuştur.



İlyada da “moly” şöyle tasvir edilmektedir:

Argos'u öldüren [Hermes] böyle konuştu ve kopardı otu topraktan,
uzattı onu bana ve bir bir saydı özelliğini:
Çiçeği sütbeyazdı, kökü kapkara,
ona «moly» derlerdi tanrılar arasında,
koparamazdı onu hiç bir ölümlü insan,
ama yeterdi her şeye tanrıların gücü.


Bazı araştırmacılar burada tasvir edilen ve Kirke’nin büyüsünü iyileştirmede Ulysses’in kullanıdığı bitkinin Allium (soğan) türü olduğunu belirtse de birçok araştırmacı bu bitkinin Galanthus bitkisi olduğu üzerinde hemfikirdir. Kanaatimizce, çiçeklerinin beyaz oluşu ve soğan zarının siyah renkli olması ve soğanından elde edilen madde “galanthamin”in bilinci tekrar geri döndürebilmesi sebebiyle burada tasvir edilen “moly” kardelendir.



Kirkenin büyü amaçlı kullandığı bitki de Datura stramonium (tatula) bitkisidir. Datura kadim zamanlardan beri büyücülükte kullanılan bir bitkidir. En önemli özelliği de halüsinojenik olmasıdır. Büyüden sonra domuza dönüştüklerini düşünmelerinin sebebi budur.



2 Ekim 2016 Pazar

03 Ekim Jüpiter Tureis Kavuşumu

Sabah saat 08.50 de Jüpiter kendisi ile aynı doğada bulunan Tureis takım yıldızı ile tam kavuşum yapacak. 

Tureis, sabit yıldızı 2.2 kadir derecesine sahiptir. Seferde refah anlamına gelir. Yukarıdaki resim, pupa takım yıldızı içindeki Tureis'in yerini de işaret ediyor. 
Tureis, genel anlamda denizcilik ile ilgili olayları anlatır. Geminin omurga denilen tarafında yer alır. Olumsuz anlamda, boğulma tehlikesine dikkat eder. Hastalıklara karşı bağışıklık olarak Medikal Astroloji'de değerlendirilir.

29 Eylül 2016 Perşembe

1 Ekim Yeni Ayı



1 Ekim günü 03.12'de Terazi Burcu'nun 8 derecesinde Güneş ve Ay 15 günlük özlemlerini dindirmek için yeniden bir araya gelecekler. Bu iki ışığın aynı derecede kavuştuğu zaman dilimine 'Yeni Ay' diyoruz. 

Bu yeni ay haritanın 'finans, öz değer ve Allah Vergisi' de denilen 2. evinde gerçekleşiyor. 
Jüpiter ile kavuşumda, Satürn ile olumlu açısı var ancak Mars ve Plüto'dan gergin enerji veren kare açı alıyor. 

Yeni ay, başlangıçların, aydınlanmanın, geçmenin, hayatta kalma çabasının ön planda olduğu zamanlardır. Enerjisi, coşkulu, girişimcidir. Uzun soluklu plan yapmadan yola çıkmanın ve bazen hedefe ulaşmadan geri dönmenin adıdır. Hayatın tüm dinamiklerini ele aldığımızda içimizin en karanlık yanlarına ulaşmaya niyet etmek bu Ay Fazı'nın en hayırlı yanıdır. Tarımsal anlamda da bu dönemden hilal haline gelene kadar toprağa tohum atılmaz, koyun kırkılmaz, ağaç kesilmez. 'Ay'ın yenisinde olur börtü böcek, eskisinde olur börek çörek' sözü en özlü ifadesidir. 

Yeni Ay, Vindemiatrix ve Diadem  sabit yıldızı ile kavuşuyor. İlişkilerde yeni dönemlerin başlamasına işaret eden bu yıldızın Okült çalışmalar açısından da önemi bilinmektedir. Alacaklı olan yine aynı etki ile borçlunun yakasına yapışabilir. Kurban arketipi şaha kalkabilir. 

Terazi Burcu'nun Astrolojide temsil ettiği konularda, evlilik, nezaket, uyum, denge, ortaklık, adalet, estetik konularında Jüpiteryen bir etki ile tetiklenme olabilir. Yukarda bahsedilen sabit yıldızdan dolayı sosyal medyada pek çok kişinin hesaplarında ilişki durumu aktif hale gelecektir. İbre, ilişkisi var olarak değiştirilen ve birlikte gülen yüzlerle çekilen fotoğrafların iliştirildiği profillerle , varolan fotoğrafları hızla silinen, yalnız olduğu belirtilen ve bekarlık sultanlıkmış şeklinde göndermeler ile hedefi 12'den vurmaya niyetli, suskunluğu asaletinde gizli ruh hallerinde gidip gelecek olarak görünüyor. Jüpiter, burada ilahi adaleti gerçekleştirme konusunda kararlı bir konumda.

Ancak, aldığı sert açıları göz ardı etmeden, oldukça iyimser bir tablo çizilmemeli. Nasıl ki, tüm insanlık birbirine enerji bağları ile bağlı ise her insanın doğduğu ülke ile de bir kader bağı var. Bu zamanda ve burada olmanın nedeni ödenecek bedelidir aynı zamanda. Her birimiz, bu yeni ayda ülkemizin doğum haritasında aktifleşen Mars'ından nasiplenebiliriz. Çemberin daraldığı dönemlerde, kurtuluşumuzu Doğa'da aramamızı söyleyen Bill Mollison'ın yıldızlara gittiğini öğrendik. 'Öldüğümü duyan herkes bir ağaç diksin' sözünü duymayanlara bu satırlar aracılığı ile iletmekten dolayı hüzünlü ancak umutluyum. Bill Mollison bu Dünya üzerindeki konukluğunda hepimize örnek oldu. Tıpkı erdem ve astrolojinin ruhu dönüştürmesi gibi O da, onlarca farklı kültürü birarada tutacak olan ögenin Doga ile uyumlu bir dönüşüm olmasına adadı hayatını. 

Bu yeni ay, ruhlarımızın Doğa'da özgürleşmesine, bir olduğumuzu kavramamıza vesile olsun dilerim. 
Kaderin değişimi, niyetin gücü ölçüsündedir. 



24 Eylül 2016 Cumartesi

Homeopatik Bach Çiçekleri Kürleri

Kimi çiçeklerin insandaki kimi duygularla bağlantısını araştırarak tespitte bulunan biri Dr. Bach.
İnsandaki duygu durumlarının Gökyüzünden bağımsız olmayacağını astroloji severler olarak kabul ettiğimizi ( bu yazıyı okuyan herkesin de kabul ettiğini ) varsayıyorum.

Bach Çiçekleri,  homeopatik kürlerdir. Homeopati, benzer benzeri iyileştirir kavramından yola çıkarak bir acı ya da hastalığı ortalığa çıkaran nedenin aynı zamanda hastalığı da tedavi edeceği çözümünden yola çıkar. Astroloji tespiti yaparak durumla ilgili olasılıkları belirtir. Bu bir anlamda bir tıp insanının teşhisi gibidir. Nasıl doktor tespitin üzerine yazdığı bir reçete ile hastasını iyileştiriyorsa, bir astrologda aynı şekilde, olasılık tespitlerinden sonra ŞİFA reçetesini vermelidir. Bu yüzden astrolojinin bir çok ekolü arasından SPİRİTUEL ASTROLOJİ'yi tercih ettim.

İşte, burada devreye giren şifa metotlarından bir tanesi ile ilgili detayların hepsini buradan fırsat buldukça paylaşacağım.



Muzaffer Şerif Deneyleri -Otokintetik Etki Deneyi

Deney Columbia Üniversitesi Psikoloji laboratuvarında tamamen karanlık odalarda gerçekleştirilmiştir. Deneyin yürütüldüğü bina içindeki deney odasının koordinatını bilmeyen katılımcılar, ışık ve ses geçirmeyen deney odasında arkalıksız bir iskemleye oturtulmuştur. Odanın sonundaki Işık uyaranı kapıdan 85 cm uzağa ve katılımcının oturduğu iskemleden 5 metre uzaklığa yerleştirilmiştir. Deneğin çalışma başlamadan önce herhangi bir ipucu edinme olasılığı göz önünde bulundurulduğundan, oda karartıldığında kaldırılmak üzere, düzeneğin önüne 4 bölmeli taşınabilir bir ekran konulmuştur. Deneyde 7-5 cm x 25cm uzunluğundaki metal kutuda yer alan 1 mm boyutundaki delikten sızan ışık uyaran olarak kullanılmıştır. Oda karartılmadan önce deneklere “ Oda tamamen karanlık olunca size HAZIROL işareti vereceğim (Kalem vurma sesi) ve siz ışık noktasını göstereceksiniz. Kısa bir süre sonra ışık oynamaya başlayacak. Işığı görür görmez düğmeye basınız. Birkaç saniye sonra ışık kaybolacaktır. Işığın kat ettiği mesafeyi bana bildiriniz. Tahminlerinizi mümkün olduğu kadar doğru yapmaya çalışınız” yazılı bir not verilmiştir [4]. Deneklere hareket edeceği bildirilen ışık, tüm deney boyunca sabit tutulmuştur. Deneklerin hareket mesafesi için bildirdikleri inç türünden değerler araştırmacı tarafından not edilmiştir. Katılımcının 30 saniye içinde cevap vermediği durumlarda ışık kapatılmış ve mesafe sıfır olarak not edilmiştir. Aynı uyaran arka arkaya 100 kere sunulmuş ve katılımcılardan toplamda 100 adet mesafe yargısı alınmıştır.

Katılımcılar[değiştir | kaynağı değiştir]

19-30 arası erkek katılımcılar, Columbia ve New York üniversitesi ile Öğretmen Koleji (Teachers College) mezun ve öğrencilerinden oluşmuştur. Katılımcıların otokinetik etki hakkında bilgi sahibi olmadıklarından emin olunmuştur. Bireysel deneyler 19 kişi, grup deneyleri ise 40 kişi ile gerçekleştirilmiştir.
Deneyde iki koşul bulunmaktadır: Deneğin tek başına olduğu bireysel deney koşulu ve Deneğin grup içinde olduğu grup deneyi koşulu. Bu koşullar farklı iki şekilde değişimlenmiştir. Deneklerin bir kısmı önce tek başına daha sonra grup içerisinde test edilmiştir. Bu durum bireyin kendi normunu belirledikten sonra grubun bu norm üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla oluşturulmuştur. Diğer denekler ise önce tanımadıkları bir grup ile daha sonra bireysel olarak deneye alınmıştır. Bu durumun amacı ise, grupla oluşturulan normun kişi tek başına iken sürekliliğini incelemektir.

Bireysel Deneyler[değiştir | kaynağı değiştir]

Bireysel deney koşulunda kişiler odaya tek tek alınmıştır. Kişilerin, fiziksel referans noktalarının olmadığı durumlarda yineleyen uyaranın göreli durumlarını referans alarak bir ölçüt oluşturabildikleri görülmüştür. Bireysel deneylerin diğer günlerde yapılan 2. ve 3. denemelerde kişiler, ilk deneyde oluşturdukları dayanak noktasını korumuştur. Ayrıca deney sonunda deneklerden alınan öz bildirimler de deneklerin bir referans noktası yokluğunda ışığın mesafesini belirlemede oldukça zorlandıklarını ve deney içindeki diğer yargılarını da belirledikleri ilk ölçütlere göre oluşturduklarını ortaya koymuştur.

Grup deneyleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Grup deneylerinde her biri 2’şer ve 3’er kişiden oluşan 8 grup bulunmaktadır. Her iki grup kategorisinden de 4’er grup önce bireysel, daha sonra grup deneyine katılmıştır. Diğer 4 grup ise, önce grup deneyine daha sonra bireysel deney koşuluna katılmıştır. Deneyde katılımcılardan hareket mesafesi hakkındaki yargılarını sesli olarak söyledikten sonra deneycinin sesin kime ait olduğunu anlamasını sağlayacak şekilde önceden belirlenmiş renkteki tuşlara basması istenmiştir. Bireysel olarak varılan mesafe yargısı ile gruptaki bireylerin yargıları birbirine yaklaşmaya başlamıştır. Ancak önce bireysel deneye alınan katılımcılar, grup deneyinden önce kendi mesafe yargılarını oluşturmadıkları için grup normu ile çok fazla yakınlık göstermemiştir. Aynı zamanda önce grupla deneye alınan bireylerin, sonrasında katıldıkları bireysel deneydeki mesafe yargılarında grup normunu sürdürme eğiliminde olduğu görülmüştür.

Tartışma[değiştir | kaynağı değiştir]

Deneyin, sadece laboratuvar koşullarında norm oluşumunu gösterdiğini vurgulayan Şerif (1935), toplumsal olarak oluşturulmuş olan kalıp-yargı, gelenek, moda, değer ve ritüellerin o toplum içinde oluşturulduğu ve birey tarafından özümsenmesi ile de bireyin toplumsal olan veya olmayan çeşitli durumlarda tepkilerinin yönünü belirlemede önemli etkenler olabileceğini dile getirmiştir. Deneyin günlük hayatın açlık, cinsellik gibi durumlarını içermediğini, bahsedilen kalıp yargı gelenek gibi durumların da bir algı dayanağı özelliği taşıdıklarını vurgulayarak çalışma sonuçlarının bu gibi durumları içermemesine ve dayanak noktasına sahip olmamasına rağmen günlük yaşamdaki norm oluşumuna benzer özellikler ortaya koyduğunu belirtmiştir. Kişiler belirgin olmayan durumlarda kendi yargıları ile diğerlerinin yargılarını karşılaştırarak ortak bir yargıda buluşmaya çalışmaktadır. Burada grup tarafından kabul görme, sevilme gibi motivasyonlar dışında belirsiz bir olayı doğru tahmin etme güdüsü yatmaktadır. [5]

NOT: Muzaffer Şerif Kimdir?
Muzafer Sherif, asıl adı Muzaffer Şerif Başoğlu (29 Temmuz 1906, ÖdemişİzmirTürkiye-16 Ekim 1988, FairbanksAlaskaABD), Türk asıllı ABD'li psikologSosyal psikolojininkurucular kuşağı içinde yer almış, deneysel psikoloji yöntemlerini kullanmadaki başarısıyla bu bilim dalının en önde gelen adlarından biri olmuştur.

23 Eylül 2016 Cuma

Venüs Akrep Burcu'nda

Bugün Venüs pek rahat etmediği bir burca, Akrep Burcu'na  yaklaşık 1 ay kadar seyahat etmek üzere geçiş yaptı.

Venüs Boğa Burcu'nun yönetici gezegenidir. Akrep Burcu'nu sevmez. Çünkü, Akrep'te krizlerle dönüşüm O'nun ilişkilerdeki sevgi ile dönüştürücü gücü bu krizler için uygun bir fon değildir. Burada kin ve öfke vardır. Bir yanlışı gördüğünde intikam almadan bırakmama düşüncesi vardır.

Akrep'te Venüs, ya hep ya hiç der, o denli derinlere inerken ki karşıdaki bundan dolayı boğulma tehlikesi atlatabilir.

Erdemle, akıl ve ahlakla bu dönemi en iyi şekilde değerlendirmek mümkün. Her seçimimiz aynı frekanstan bir karşılık bulur. Ruh erdemli ise seçimler erdemli ve bize gelen her şey bağrımıza basılasıdır.

Pembe kuvars bu dönem için kullanılabilecek şifalı taşlardandır. Doğum haritasında Venüs'ü Akrep'te olanlar için daha tanıdık bir enerjidir. Gezegenlerin haritanızda nerede yerleştiği kadar iradeniz ve değiştirmek için niyetiniz tüm olumsuzlukları olumluya dönüştürebilir.



15 Eylül 2016 Perşembe

16 Eylül Ay Tutulması

KARANLIKLAR İÇİNDEN GÜNEŞLE GEL, GÜNLE GEL



2016 yılının son tutulması 16. Eylül Cuma günü yaşanacak olan Balık Burcu’ndaki  Ay Tutulması olacak ve saat 22.05’de gerçekleşecek.
Balık Burcu ile ilgili bilgilerimizi kısaca anımsayalım…
Tüm burçların özelliğini içinde barındıran karmik bir etkisi vardır. Ay Balık Burcu’nda iken bizler, karşımızdakinin duygularını adeta bir sünger gibi emeriz, empatiğizdir ve burada empatinin dozunu ayarlamamız gereklidir ki, kendimizi kişinin yerine koyma noktasında ayaklarımız yere sağlam bassın. Yalpaladığımız an, o duygu durumlarını üzerimize biçili bir kaftan gibi giyeriz. Bu durumda yol göstericiliğimizi yitirebiliriz.
Aklımızda tutmamız gerekenler, bizim ya da karşımızdakinin problemlerini çözmeye odaklı olmak, rasyonel düşünmek ve elbette bayram tatilinin sonunda çalışkan olmaktır. Bunlar Güneş’in ziyaret ettiği Başak Burcu’nun olumlu yanlarıdır aynı zamanda.

Bu tutulmada Ay Markab Sabit Yıldızı ile buluşmaktadır. Bu sabit yıldız, bize daha çok kendimiz dışındaki nedenlerden kaynaklanan üzüntüleri anlatmaktadır. Tatil dönüşü olması ile ikiye katlanabilecek kazalara dikkat çekerken aynı zamanda yasalara uyma konusunda bir hatırlatma daha yapmaktadır. Yangın, patlama ve kazalara karşı da dikkat çeken bir konumdur burası.
Tutulma haritasında 11.evde bulunan Ay Chiron ile kavuşum yapıyor. Mars ile aralarında gerilimli bir açı var. Burada bizler her zaman olduğu gibi öfke patlamalarına karşı,  Balık Burcu temalarını yani uyumu, esnekliği, tevekkeli öne çıkarmaya gayret etmeliyiz. Chiron etkisini olumluya çevirmek için ‘Tezahür Ettirmenin Sırrı’ soruyu bir mantra gibi tekrarlayabiliriz:
‘’Nasıl hizmet edebilirim?’’ Chiron ile omuz omuza yürümenin ilk adımı. Tutulmaların bizlere hatırlatmak istediği evrensel yolda yürümek istiyorsak bu mantra ile adım atmak en iyi katalizörlerden biri olsa gerek.

Ülkemiz açısından baktığımızda, 9. Evde önemli iki kavuşum görmekteyiz. Ülkenin doğum haritasındaki Uranüs Güney Ay Düğümü ile kavuşuyor aynı şekilde natalındaki Güney Ay Düğümü Transit Neptün ile kavuşumda. Aynı zamanda ülke liderlerini gösteren evden yaralı şifacı Chiron geçiyor. İçinde, yaralanma, halk, liderler, ülke karması, komşular kelimelerinin geçtiği bir yazı yazın dese lisedeki edebiyat öğretmeniniz, ne yazarsınız ? işte öyle durumlar…


Kaderin değişimi niyetin gücü ölçüsündedir. 
Saygılarımla


Resim internetten alınmıştır.


ERTELEME ALIŞKANLIĞINDAN ARINMA

  ERTELEME NEDİR? Erteleme en kısa tanımı ile bugünün işini yarına bırakma alışkanlığıdır.  Her ertelenen konu zihninizde kaygı, stress ve ö...